İlk defa 1997 yılında Six Degrees isimli bir site sayesinde tanıştığımız sosyal medya kavramı, hayatımızı sonsuza kadar değiştirdi. Özellikle Mark Zuckerberg isimli bir öğrencinin,…
Çok değil, şundan altı-yedi sene önce çıkan The Witcher 3: Wild Hunt’ı övmelere henüz doyamamışken, bir dört yıl önce de The Witcher dizisinin geleceğinin…
Yüzüklerin Efendisi deyince şimdilerde akıllara, geek dünyasındaki tartışmalar gelse de daha bundan birkaç ay önce tüm geeklerin “mükemmel” olduğu konusunda anlaşmaya vardığı nadir evrenlerden…
Birkaç yüzyıl öncemizden, fersahlarca uzağımızdan, denizin gerisindeki karlı ovalardan; güzel bir tezatlıkla içimizi umutla ısıtan Anne With An E isimli bir diziden bahsediyordum size en son, rast geldiniz…
Gerilerden bir ses geliyor, duyuyor musunuz? Bu bir kuş mu, yoksa bir uçak mı? Hayır, bu bir trenin sesi olmalı; Hype Treni! Trenimizin bir önceki durağı şuradan da…
Sizlere uçsuz bucaksız okyanus kıyılarından, kıyılar boyunca uzanan falezlerden, falezlerin gerisinde sıralanan geniş ovalardan; bu geniş ovaların uzun aylar boyunca kar-beyaz kalan görüntüsü arasından şiddetli bir tezatlıkla, yanakları…
The Green Knight filmi, benim bu yıl en çok beklediğim filmdi. İki sene önce açıklanan ama sonra şu malum virüs yüzünden ertelene ertelene anca şimdi izleme fırsatı bulabildiğimiz…
Sanırım artık hem Loki hem de Tom Hiddleston hayranlığımızı tüm dünyaya itiraf etme zamanımız geldi. Her bölüm artık daha fazla kendini sevdiremez dediğimiz dizi beşinci bölümüyle birlikte yine…
Olaylar şöyle gelişti: Oyunun resmi forumlarında Blizzard’ın kıdemli yöneticisi ve Overwatch’ın Jeff Kaplan’ı yakalayan oyuncular “27. kahraman,” dediler, “var mı ipucu falan?”. Kaplan da “Tamam lan” dedi, “Az bekleyin”. Az bekleyenler…
Şu yazıları yazarken tüm samimiyetimi dökerek başlamak istiyorum işe: Yaklaşık bir ay önce çıkmış olan ve benim de şu andan yaklaşık iki hafta öncesinde bitirdiğim J.K Rowling’in…
Üç haftadır devam ettirdiğim “kalıcılık” temalı dosyamın dördüncü ve son yazısına gelmiş bulunmaktayım; hepinize merhaba! Okuyanlarınız bilecektir, kalıcılık konusunu ele alırken hep farklı farklı yerlerden yaklaşmaya çalıştım; film, edebiyat…
Türkiye’deki sinema sektörü, bildiğiniz üzere bir süredir çalkantılı bir gündem içerisinde. Senenin başında şöyle bir yazıyla olan biteni tek seferde anlatmış ve birçoğunuzun naçizane yorumu ile “düşüncelerinizi seslendirmiştik”. Gel…
Game of Thrones sevenler neler yapıyorsunuz, keyifler nasıl? İzleyicilerin büyük bir çoğunluğunu memnun etmeyi başaramayan, hatta bir kısmını da hayattan soğutan finalden sonra içiniz soğudu mu? Bu dünyanın…
Yükle Gelsin!
E3 oyun fuarı bizim için her zaman önemli bir olay olagelmiştir. Özellikle evlerimize tıkıldığımız son iki yıldır oyun sektörü, dolayısıyla da E3 oyun fuarı çok daha büyük bir öneme kavuştu. Bu yüzden hem geçen sene hem de bu sene gözümüz kulağımız E3’de oldu. Fakat oyun yapımcıları bizim gibi…
Merhaba değerli geekler! Çok hızlı bir soru soracağım size: Bir Death Note’unuz olsa ne yapardınız? Malum seriyi izleyen hepimiz bir noktada bu soruyu sormuşuzdur kendimize diye düşünüyorum, o halde hepimizin bir cevabı vardır, yanılıyor muyum? Ben muhtemelen gökten kafama bir Death Note düşseydi onu kullanırdım arkadaşlar. Kira gibi…
Hepimizin bildiği gibi şu pandemi her şeyimizi değiştirdi, özellikle de sosyalleşme anlamında. Neredeyse hiçbir fuar, etkinlik ve gösteri yapılmaz oldu ve dünya birden bire bütün sosyalliğini internet üzerine taşımak zorunda kaldı ve tabii ki bu taşınmaya E3 de dahil oldu. Koskoca E3 fuarı, insanların toplaşıp koca koca salonlarda…
Marvel geçtiğimiz yılki suskunluğunun intikamını, bu yıl üzerimize arka arkaya attığı diziler ve filmlerle çıkarmaya oldukça kararlı. WandaVision ile bizi teoriden teoriye koşturan, The Falcon and the Winter Soldier ile etik değerlerimizi sorgulatmaya çok yaklaşan Marvel, şimdi de Loki ile beraber bildiğimiz tüm dengeleri değiştirmeye gelmiş gibi görünüyor.…
Video oyunları ile aranız nasıl? Eğer düzenli bir ilişkiniz varsa bilirsiniz ki oyunların ilk aşamada size sorduğu çok klasik bir soru vardır: Hangi zorlukta oynayacaksın? Bu soruya da üç yaygın cevap vardır, hikâye isteyip mücadele istemeyenler kolayı, hikâye ve mücadele arasındaki dengeyi sevenler normali, mücadelenin daha da yoğun…
Konsol oyuncusu olmanın, her geçen yıl çıkan ve (maalesef ki) fiyatı devamlı artan bilgisayar parçalarını sürekli güncellemekten daha rahat olacağı gibi bir düşünceye kapılmıştım konsolumu alırken. Bunun tamamıyla bir yanılgı olduğunu söylemiyorum, bence bilgisayarın da konsolun da kendine göre eksileri ve artıları mevcut. Sadece kendi tecrübemle konuşacak olursam…
HBO deyince hepimizin aklına farklı yapımlar geliyor. Game of Thrones, Westworld, Leftovers, Chernobyl, Watchmen gibi son yıllarda dilimizden düşürmediğimiz yapımların yanı sıra The Wire, Sex and the City ve The Sopranos gibi yapımların hepsini HBO’ya borçluyuz. Bu yapımların ortak noktası ise tabii ki her birinin birbirinden kaliteli olması……
Bir live-action uyarlamasının gerçekten çalışması için birçok öğenin doğru yerde, doğru şekilde kullanılması gerekir. Senaryo, kurgu, karakterler, oyuncu seçimleri, sahneler, hepsinin birbiriyle uyumlu olması ve tek başlarınayken de çalışması gereken mekanizmalardan bahsediyorum. Fakat tüm bunların yanı sıra, kaynak materyaldeki çok spesifik şeyler de uyarlama için son derece elzem…
The Boys dizisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Hani iki yaz önce Prime Video platformuna gelen ve bomba etkisi yaratan o iş. Herkes dumur oldu, çok sevdi ilk sezonu. İlk ayırt edici özelliği farklı olmasıydı, süper kahramanlar burada sevgi pıtırcıkları değil egoist, bencil pisliklerdi. Kan, vahşet, olgun temalar gırla gidiyordu…
Orada bir yerlerde, Uslula Le Guin isimli bir insan yaşadı ve ardından bizlere kendisini özletecek çok fazla güzel eser bıraktı. Fantastik edebiyat denince akla gelen ilk isimlerden biri kendisi çoğumuz için, birazdan daha detaylı şekilde sebeplerimi açıklayabileceğimi umduğum Yerdeniz Serisi de bence bu yüzden fantastik evrenlere giriş yapmak…
