Yükle Gelsin!

Şimdilerde hepimiz, sevdiğimiz fantastik dünyanın dizi uyarlamalarını bekliyoruz. Bazılarımız Witcher’ın ikinci sezonunu, bazılarımız Shadow and Bone’u ve hemen hemen hepimiz Lord of The Rings’in dizisi için gün sayıyoruz. Fakat tüm bunların arasında çok az insanın beklediğini düşündüğüm ve beni en çok heyecanlandıran dizi kesinlikle Amazon’un ellerinden çıkacak olan…

Bu animasyonun fragmanlarını ilk gördüğümde çok güzel bir şey izleyeceğimi düşünerek küçük bir heyecan içerisinde beklemeye koyuldum. Zaten animasyonlara karşı oldukça ilgili olduğumdan kesinlikle es geçmeyeceğimden emindim ve fragmanlarda gördüklerim de ilgimi çekmeye yetmişti. Ancak çıkar çıkmaz izlediğimde anladım ki fragmanlarda gördüğüm kadar heyecanlanmama gerek yokmuş. Niye mi,…

Bundan tam olarak iki gün sonra kıyamet kopacak arkadaşlar. Zack Snyder’s Justice League çıkar çıkmaz internet âlemi alev alacak. Filmi seven insanlar sevmeyenlere “Marvelcı” diyecek, sevmeyen insanlar sevenlere “Sen Snyder’ı savundun!” diyecekler, masalar havada uçacak, tabaklar kırılacak, sesler yükselecek! Tabii böylesi bir deprem yaklaşırken öncesinde artçılarını hissetmemeniz imkânsız.…

Geçirdiğimiz son bir buçuk yıl, bütün dünyada ve bütün bir sinema sektörü açısından pek verimli değildi, malumunuz. Burada salgından uzun uzun bahsetmeye gerek yok, içerisinde yaşıyoruz. İster istemez çekilmesi planlanan filmler durduruldu, çekimi tamamlanan filmler gişe endişesiyle birçok kez ertelendi, bazıları yeni bir şeyler deneyip yayıncı platformlarla anlaştı…

Oyun dünyasında son zamanlarda gittikçe artan oyun fiyatları, donanımların ve konsolların pahalılaşması, son günlerdeki malum Geforce Now olaylarıyla; streaming sistemiyle oyun oynama ümidimizin de ufak ufak sönmesiyle ”Ne yapacak bu oyuncular?” diyip duruyoruz. Durum böyle olunca da, insanın alternatif sistemleri kucaklayası geliyor. Eh, şu an itibariyle en cazip…

Romanların olayları kadar, anlatım tarzları da mührüdür hikâyenin. Yazarın yaverliğini kabul edip etmeyeceğimizin ilk belirtisidir. Bazılarının dili, olanca hayalperestliğiyle zıplar, koşturur tepinir, ayaklarımızı yerden keserken bazıları karamsarlığa gark eder, elle tutulacak kadar basık havasıyla boğulma etkisi yaratır üstümüzde. Kimi ise bir kuş teleği hafifliğinde dokunur geçer hayatımızdan, bittiğinde…

Simülasyonlar temalı yazı dosyamıza hız kesmeden devam ediyoruz demek isterdim. Ancak bir önceki yazının üzerinden neredeyse bir ay geçtiği için, doğruyu söylüyor olmam. Bu gecikmenin mücbir sebeplerle gerçekleştiğini de söylemek isterdim nitekim eğer bu mücbir sebeplerin, benim konuyu açıklayıp açıklayamayacağıma karşı duyduğum endişe olduğunu kabul edersek, söyleyebilirim. Şuradan…