The Lord of the Rings dizisi deyip duruyoruz, diziden her defasında yudum yudum haberler geliyor, biz de sadece bunları yazmak durumunda kalıyoruz. Hakkındaki her…
Lin Manuel Miranda, gerçekten de yükselişini asla kesmeyen bir isim. Kendisi, Broadway’de özellikle In The Heights ve yakın zamanda Disney+ üzerinden prodüksiyon çekimi ile…
Bakın, ben pek dizi takip eden bir insan değilim. Takip etmeyi sevmem bir kere, güncel olarak dizi takip etmek beni genelde stres eder. Bu…
Sinema ve tiyatronun en sevdiğim özelliği ne biliyor musunuz? Herkesin ağzını açmaya korktuğu zamanlarda “kral çıplak” diyebilmeleri. Bu, onları diğer sanat dallarından ayıran belki de en büyük özellikleri…
Sinema ile ilgilenen herkesin duyduğu ve tiksinti ile baktığı bir terim vardır: Klişe. İnsanlar bu terimi duymaktan haz almaz, hatta yanına bile yaklaşmazlar. Peki ama klişe nedir ve…
Sonsuzluğa ve ötesine! Bilim kurgu filmlerini sevmek, içindeki karmakarışık bilime bir nebze de olsa merak duymayı gerektirir, yanlış mıyım? Zira filmin konusunu oluşturan ya da en azından hikayenin…
Dünyanın birçok yerinde haziran ayı demek, Onur Ayı demek. Gökkuşağı renklerinin her yeri sardığı, özgürlüğü ve olduğumuz kişi gibi yaşamayı onurlandırdığımız aydır Onur Ayı! Biz de kimi sevdiğimiz…
Son yılların belki de en iddialı süper kahraman yapımlarından biri olabilmeyi daha şimdiden başarabilmiş bir yapım Invincible. Bizim de İlk Bölüm Canavarı’nda incelediğimiz ve gördüklerimizden oldukça memnun kaldığımız…
NBA 2K serisinin epey meşhur bir MyCareer modu var. Mutlaka duymuşsunuzdur, bu mod birkaç senedir pek çok oyuncu için seriyi takip etmenin birincil sebebi. Esasında olay tek kişilik bir…
Geçenlerde Kadıköy’de çizgi romancıları turlamasaydım Marvel’in yeni bir Punisher serisine el attığından hiç haberdar olmayacaktım. “Çizgi romanın haberini çizgi romancılardan almak en doğalı değil mi?” diyebilirsiniz ama maalesef…
Neden bilmiyorum ama sürekli olarak yabancı kaynakların haberleri, dünyanın sonu geliyormuş gibi başlıklarla dolu. Ne zaman sizler için haber araştırması yapmaya çalışsam, hep bu başlık zorbalığına denk gelmekten bıktım…
Daha henüz Geekyapar’da yazarlığa başlamadan “Yazı Çağrısı” için gönderdiğim bir Kral Katili Güncesi yazısında “Fantastik hikayeler bizim, içinde yaşadığımız dünyadan kaçmak için sığındığımız limanlar” yazmıştım. İnanın bu cümlenin…
Pixar severler, elleri bir görebilir miyim? Sizlere bir çift güzel haberim var da! Bildiğiniz gibi bu Cuma, yani yarın, Toy Story 4 vizyona giriyor. Ben dahil birçok Pixar sever, Toy…
Yükle Gelsin!
Şimdilerde hepimiz, sevdiğimiz fantastik dünyanın dizi uyarlamalarını bekliyoruz. Bazılarımız Witcher’ın ikinci sezonunu, bazılarımız Shadow and Bone’u ve hemen hemen hepimiz Lord of The Rings’in dizisi için gün sayıyoruz. Fakat tüm bunların arasında çok az insanın beklediğini düşündüğüm ve beni en çok heyecanlandıran dizi kesinlikle Amazon’un ellerinden çıkacak olan…
Bu animasyonun fragmanlarını ilk gördüğümde çok güzel bir şey izleyeceğimi düşünerek küçük bir heyecan içerisinde beklemeye koyuldum. Zaten animasyonlara karşı oldukça ilgili olduğumdan kesinlikle es geçmeyeceğimden emindim ve fragmanlarda gördüklerim de ilgimi çekmeye yetmişti. Ancak çıkar çıkmaz izlediğimde anladım ki fragmanlarda gördüğüm kadar heyecanlanmama gerek yokmuş. Niye mi,…
Bundan tam olarak iki gün sonra kıyamet kopacak arkadaşlar. Zack Snyder’s Justice League çıkar çıkmaz internet âlemi alev alacak. Filmi seven insanlar sevmeyenlere “Marvelcı” diyecek, sevmeyen insanlar sevenlere “Sen Snyder’ı savundun!” diyecekler, masalar havada uçacak, tabaklar kırılacak, sesler yükselecek! Tabii böylesi bir deprem yaklaşırken öncesinde artçılarını hissetmemeniz imkânsız.…
Geçirdiğimiz son bir buçuk yıl, bütün dünyada ve bütün bir sinema sektörü açısından pek verimli değildi, malumunuz. Burada salgından uzun uzun bahsetmeye gerek yok, içerisinde yaşıyoruz. İster istemez çekilmesi planlanan filmler durduruldu, çekimi tamamlanan filmler gişe endişesiyle birçok kez ertelendi, bazıları yeni bir şeyler deneyip yayıncı platformlarla anlaştı…
Oyun dünyasında son zamanlarda gittikçe artan oyun fiyatları, donanımların ve konsolların pahalılaşması, son günlerdeki malum Geforce Now olaylarıyla; streaming sistemiyle oyun oynama ümidimizin de ufak ufak sönmesiyle ”Ne yapacak bu oyuncular?” diyip duruyoruz. Durum böyle olunca da, insanın alternatif sistemleri kucaklayası geliyor. Eh, şu an itibariyle en cazip…
Romanların olayları kadar, anlatım tarzları da mührüdür hikâyenin. Yazarın yaverliğini kabul edip etmeyeceğimizin ilk belirtisidir. Bazılarının dili, olanca hayalperestliğiyle zıplar, koşturur tepinir, ayaklarımızı yerden keserken bazıları karamsarlığa gark eder, elle tutulacak kadar basık havasıyla boğulma etkisi yaratır üstümüzde. Kimi ise bir kuş teleği hafifliğinde dokunur geçer hayatımızdan, bittiğinde…
Simülasyonlar temalı yazı dosyamıza hız kesmeden devam ediyoruz demek isterdim. Ancak bir önceki yazının üzerinden neredeyse bir ay geçtiği için, doğruyu söylüyor olmam. Bu gecikmenin mücbir sebeplerle gerçekleştiğini de söylemek isterdim nitekim eğer bu mücbir sebeplerin, benim konuyu açıklayıp açıklayamayacağıma karşı duyduğum endişe olduğunu kabul edersek, söyleyebilirim. Şuradan…
Upload’a başlama niyetim de devam etmedeki motivasyonum da İlk Bölüm Canavarı’ndan geldi. İlk Bölüm Canavarı’nda Upload’u incelememizin ardından dizi için o kadar güzel yorumlar geldi ki dayanamadım ve ikinci bölümü açtım. Daha sonra üçüncü bölüm, sonra da dördüncü bölüm. Derken bir hafta içinde bazen öğle yemeği bazen de…
Bazı oyunları oynadığımızda o oyunu yapan stüdyonun, hele de indie bir stüdyo ise, bir şeyler başaracağına dair ister istemez bir güven oluşuyor içimizde. Şurada bahsettiğimiz Hades’i oynadıktan sonra da Supergiant Games için aynı şekilde hissettim ben de. Aynı stüdyonun 2011 yılında çıkan ilk oyunu Bastion, beni hazırlıksız yakaladı.…
Her güzel şeyin olduğu gibi WandaVision’ında bir sonu vardı ve biz o sonu izledik arkadaşlar. Kimilerimiz beğendi, kimilerimiz nefret etti ama şunu kabul etmek lazım oldukça eğlenceli bir serüven yaşadık. Fakat sanırım serüvenimizin sonunda, hem oyuncuların yanlış ifadelerinin hem de kendi teorilerimizin kurbanı olduk. Lafı daha fazla uzatmadan…
