2020 yılı, bütün insanlık için kriz ve felaketlerle dolu bir yıl olmasına rağmen bu durumdan kârlı çıkan bir sektör oldu: oyun dünyası. Evet, buna…
2015 yılında George Miller’ın yönetmenliğinde yıla bomba gibi düşen; yönetmenlik, tasarım, müzik, kostüm alanlarında Oscar’lardan Oscar, ödüllerden ödül beğenen Mad Max: Fury Road’ın Charlize…
Bu zamana kadar size gerçekten birçok garip haber yazdım. Doğrusunu söylemem gerekirse en çok böyle haberleri yazmaktan hoşlanıyorum. Ama bugün yazacağım haber o kadar…
Şimdi gelin hep birlikte elimizi vicdanımıza koyalım ve itiraf edelim; DCEU çok kötü bir girişimdi. Başından sonuna kadar plansız ilerleyen son olarak artık bir hilkat garibesine dönüşen film…
Sezon bitmek üzere, basbayağı finalin ilk yarısını bitirdik. Bakalım tüm bu sorularımız cevaplayabilecekler mi? Yoksa hayatımıza çorba olmuş kafalarla mı devam edeceğiz? Eğer 11. sezon sizi küstürmüşse 12.…
Baştan bir şeyi söyleyelim, sonradan hiç darılmaca; gücenme olmasın: 2017’de sadece 15 oyun çıkmıyor. Biz 15 gibi rastgele bir rakam seçtik, ve elbette ki sübjektif sebeplere dayanarak 2017’de çıkacağı duyurulan oyunları 15’i…
Çizerler dörde ayrılır: Kötüler, İyiler ve Efsaneler. Dört dedim değil mi? Hah bir de Alex Ross var. Aslında ona çizer demek biraz hafif kalıyor. Ressam demek daha doğru…
Vedalardan nefret ederim. Özellikle de çok uzun zamandır bir parçam olan şeyler ve kişilerle olan bağımı koparmak zorundaymışım hissinden… Hoş değil. Belki bazen buruk bir gülümsemeye sebebiyet veriyor;…
Görsel sanat dallarında, her sanat dalında olduğu gibi, son eserin ortaya çıkması sanatçının vizyonu ve yeteneğiyle birlikte arka planda çok büyük teknik bilgi gerektirir. Boyaların işleyişi için kimya,…
Kendine geek diyen biri için kalbimi en çok kıran şey ne biliyor musunuz? D&D oyunlarına verilen değerin çok az olması. Oysa Dungeons & Dragons oyunları, geekliğin temel taşı;…
Yükle Gelsin!
Bu sitede birçok diziye yer verdik. Gerek övdük, gerekse gömdük. Hep güncel kalmaya çalıştık, her geçen gün artan dizi okyanusunda kıyıda kalmayalım dedik. Fakat eğri oturup doğru konuşalım; yılda hatta günde kaç dizi çıkarsa çıksın hepimizin vazgeçemediği diziler var. Yeni bir diziye başlama kararından bizi vazgeçiren, beşinci kez…
Bildiğiniz gibi Westworld dizisi üçüncü sezonuna başladı biz de hem çok çok sevdiğimiz bir dizi olmasından hem de itiraf etmek gerekirse dizi ve filmler için çok kısır bir döneme denk geldiğinden adeta görmemiş gibi saldırdık, ilk bölüme uzun bir inceleme de yazdık. Ama ikinci bölümü izlerken sanki biraz…
Dün, eğer Netflix ile anlaşılmasaydı haberimin bile olmayacağı bir film izledim. Filmin adı The Platform, özgün adıyla El hoyo. (Eğer izlemediyseniz hemen izleyip bu yazıya geri dönün, eğer hâlâ izlemediyseniz Parasite’ı da izleyin lütfen.) Film, çok katlı bir hapishanede geçiyor, can alıcı nokta ise şu: Tek bir masa,…
Beth Lewis’in 2016’da yazmış olduğu Kurt Yolu, İthaki Yayınları çevirisi ile bizlerle buluşuyor. Bu sırada da bir apokaliptik kurguyu barındıran bu kitaba dair bir fikir edinmek isterseniz diye sizlere ön okumasını sunmak istedik. İyi okumalar efendim! Beth Lewis KURT YOLU Çeviren: Özge Onan Eski “Ben”in Sonu Meşe ağacının…
İnsanlar olarak garip şeyler yapıyoruz. Çok tuhaf huylarımız var. Çoğu zaman doğadan, doğamızdan öyle sapmış oluyoruz ki ağzım açık kalıyor. Kendi kendimizi durdurma yeteneğine sahibiz. Başka hayvanlar bunu yapmıyor yani. Hiçbir hayvan tuzlu yememeliyim demiyor. Başka kimse söylemek istediğini yutmuyor. Herhangi bir şey söyleme yetenekleri de yok orası…
Scrabble, bugün çoğu insanın aşina olduğu ve dünya çapında oldukça popülerleşmiş masa oyunlarından biri. Üstelik oynanışı gerçekten çok basit olan ama bu basitliğe rağmen keyifli bir şekilde oynanabilen bir oyun. En basit tanımıyla oyundaki taşlar olan harflerle anlamlı kelimeler oluşturduğunuz bir masa oyunu Scrabble. Peki bu oyun kimin…
Bütün dünyanın ev karantinası girdiği şu günlerde geek alemi adeta ölü dönemini yaşıyor. İlk başlarda iptal haberleri vermeye çalışsak da daha sonra o kadar fazla iptal haberi geldi ki artık bunun bir haber olmayacağını düşündük ve yazmamaya başladık. Eh, iptal haberlerinden başka bir şey de gelmeyince hepimiz oturduk…
Öyle ya da böyle, insanlığın en büyük arzusu hayatta kalmak. Eğer hayatta kalmak sizin içi dert değilse, metropolun ortasında yaşıyorsanız mesela, ikinci sıradaki arzunuz da elbette mutlu olmak. Yaşıyoruz tamam ama nasıl yaşıyoruz? Mutlu ve huzurlu olmak, refah sahibi olmak önemli bir şey. Yıllarca filozoflar da bu sorunun…
Mizah üzerine düşünmek, mizahı gerçekleştirmekten çok daha kolay. Neye güleceğimizi, hangi şartlar altında güleceğimizi, neye niçin gülmeyle karşılık verebileceğimizi az çok, bizi güldüren yahut güldüremeyen insanlar aracılığıyla kestirebiliyoruz. Hatta geri dönüşler yapıp, şöyle desen daha komik olurdu diyecek kadar ileri bile gidebiliyoruz belki. Uygulama kısmı ise o kadar…
Komedi söz konusu olduğunda, herkes için değişen birtakım şeylerden söz edebiliyoruz. Bazılarımız materyalini gündelik hayattan alan esprilere gülüyor, bazılarımız absürt durumların yarattığı çelişkileri tercih ediyor; bazılarımız ise her cümlede biraz daha sertleşen iğnelemeyi hepsinden daha komik buluyoruz. Ne olursa olsun gülmek her zaman bir ihtiyaç, bu ihtiyacın da…
