Yükle Gelsin!

Şarkı sözlerinin isimlerini ödünç alıp filmlere koymak, son zamanlarda ısrarlı bir biçimde azalan, ancak bir türlü de tam olarak ölmeyen bir şey. Filmin şarkıyla ilgisi olmasa bile seviyor insanlar güzel isimleri, güzel işlerine koymayı. Bu eskiden olduğu gibi “tutan şarkının hemen filmini çekelim” samimiyetsizliğinde değil. Yapanlar da büyük büyük…

“Rızanız hakiki mi?” Keşke bu soru bize, Moffat dizinin başına geçmeden önce bir hatta birkaç kez sorulsaydı. Muhtemelen o zamanki toyluğumuzdan, Blink’den, Silence in the Library’den dolayı yine gönlümüzden gelerek rızamızı gösterirdik Moffat tiranlığına ama en azından şu günlerde, kendimiz edip kendimiz bulduk, diyerek avunurduk da elimizde olmayan kararlar için…

Machinima neredeyse video oyunlarıyla yaşıt bir mefhum. Olay, 80’larda oyunları kıran hacker’ların arkalarında küçük animasyonlar bırakması ile başladı. O animasyonları elbette oyunun içindeki grafiklerle yapıyorlardı. Sonra yavaş yavaş oyun içi olanakları tanıyarak da çekilen machinimalar sardı dört bir yanı. Oradan da bugünlere geldik. Bugün inanılmaz bir özgürlük ve şahlanma var…

Animatik dünyanın sayısız cesur ve zeki, fiziksel anlamda önüne taş koyulmuş olsa da engel tanımayan birbirinden şahane o farklı altı karaktere bir saygı duruşuna ne dersiniz? Takdir edilesi çabaları sayesinde, çevrelerine sağladıkları katkılar ve bizlere hissettirdikleri o başaramayacağımız hiçbir şeyin olmayışı duygusuyla, böyle bir listeye girmeyi hak ediyorlar,…

YouTube 2000’li yılların ortalarında hayatımıza girdiği zaman akil insanlar büyük resme bakıp, YouTube’un değiştirebileceği şeyleri hesaplaşmışlardı elbette. Kolay bir video paylaşma yöntemiydi. İnternette halihazırda yeşermekte olan video içerikler şahlanabilirdi. Doğru bir strateji gerekiyordu YouTube’u internetin televizyonu yapmak için. Google da o stratejiyi üretici bazlı belirledi. YouTube ileri gelen YouTuber’lara büyük…