Yükle Gelsin!

Batman v. Superman: Dawn of Justice, geçtiğimiz haftasonu hemen hemen tüm dünyada resmi açılışını yaptı. Warner Bros.’un daha evvelden de övdüğümüz stratejik kararı, yani filmi tüm pazarlara aynı anda götürüp, olası kötü eleştirileri “Bakın ama, hayranlar sevdi, eleştirmenler zaten tın” deme stratejisi tuttu. Zaten de bunu demekte hiç vakit kaybetmediler, 424…

Bugün açıklanan sayılara göre, Batman v. Superman: Dawn of Justice, gişede haftasonunu 424m$ ile kapatmış. Bütün dünyanın koşarak izlediği Star Wars VII ve Jurassic World’e çok yaklaşmış! Filmi çok çok beğenenler oldu, hiç beğenmeyenler oldu, Martha’ya takılan oldu, Zack Snyder’a söven oldu, çoğunluk “iyiydi ama eksikleri vardı” dedi. Gel…

Düşünün. Bir film festivali yönetiyorsunuz. Bu film festivali prestijli bir kurum olagelmiş seneler içerisinde. Gösterdiğiniz filmler de gerçekten ağırlığı olan, etkileyici, ekseriyetle bağımsız, bir sesi, bir duruşu olan filmler. Seçim de size ait. Bir gün önünüze çıkıp bir kişi, ideolojisine; görüşüne hiç katılmadğınız bir film getirse, festivale kabul…

Başlıktaki kelime tercihi tesadüfi veya sehven yapılmadı. Güne başlarken bu şarkıyı dinlemeniz gerektiğini söyleyecekken dilimden sürçerek kaymış bir kelime değil o. Hans Zimmer ve Junkie XL’in muazzam Wonder Woman temasını her sabah, aç karnına, kahvaltıdan önce ama tercihen dişlerinizi fırçaladıktan sonra üç kere ayna karşısında överek başlamalısınız güne. Söylediğim şeyin neredeyse tapınmak olduğunu…

Bilmiyorum bu hissiyatı paylaşır mısınız, ama ben son zamanlarda kendimi sık sık Marvel’ın şiarı “#itsallconnected”‘ı sorgularken buluyorum. Filmler birbirleriyle sıkı paslaşıyorlar; özellikle de ikinci faz ve sonrasında. Ant-Man aniden Avengers binasına çıkageliyor, Falcon ve War Machine Age of Ultron’a konuk oluyorlar, zaten Civil War malum… Ama TV dünyasındaki işlere olan odak yükseldikçe, o meşhur…