Her ne kadar X-Men serilerinin hayranı ve gönülden takipçisi olsak da çoğu kişinin reddedemeyeceği bir gerçek mevcut ortada: En son çıkan X-Men Apocalypse filmi pek de beklendiği kadar…
Dün “Age of Ultron”u tekrar izledim ve o zaman fazla abartı bulduğum Can’ın incelemesini ilk defa anladığımı hissettim. Bu aralar Türkçe’ye çevrilen çizgi romanları da yeniden okumaya başlamış olmamdan kaynaklı, çizgi romanları…
Malumunuz, çok çok uzun bir süredir Marvel Cinematic Universe’in hayranları Kevin Feige ve ekibine kadın merkezli bir süper kahraman filmi için baskı yapıyor. Bu baskı, vakti zamanında Captain Marvel…
Bu senenin -şu ana kadar- en yüksek gişe hasılatı elde etmiş filmi olan Beauty and the Beast’in kadrosuna herhangi bir noktada bakıp, şöyle bir süzüp, eksiklik hissettiğiniz oldu…
Malumunuz, şu sıralar oyun dünyası senenin son virajında gelen sürpriz bir oyunu konuşuyor: Cuphead. Estetik anlayış olarak kendisine Amerikan animasyonunun altın çağını örnek alan ve zorluğuyla peşinden ciddi bir yayıncı…
Yükle Gelsin!
Kevin Feige, Sony ile Marvel kendi aralarında anlaşıp, Spider-Man’in MCU’ya katılması konusunda mutabakata vardıktan sonra bir açıklama yapmıştı, “Bizim Civil War senaryomuzun, Spider-Man’siz bir versiyonu da vardı” diye. Ben düşünüp durmuştum, nasıl olur? Nasıl olabilir yani? Senaryoya neresinden girecekti karakter ki, çıkması büyük bir önem teşkil etmeyecekti? Nasıl…
Netflix’in House of Cards ile başlayan ve önünü kimsenin alamadığı orijinal içerik fırtınası durmuyor. Duramıyor. Netflix resmen varlığının yüzde birini orijinal içeriğe ayıran bir şirketten, varlığını içerik varlığına armağan eden bir yapıya dönüştü iki üç sene içerisinde. Bizim ismini bildiklerimiz –Narcos, House of Cards, Daredevil- bir yana, bir…
Küçükken –bugün durumun böyle olmadığını biliyorum ama- Lemony Snicket mahlaslı Daniel Handler’ın A Series of Unfortunate Events, ya da Talihsiz Olaylar Serisi’ni talihsiz bir şekilde Harry Potter serisinin furyasını yakalamak üzere ortaya atılmış bir şey zannederdim. Öyle sanmam için tüm gereksinimler de yerli yerindeydi aslında. Seri Harry Potter’ın…
Hatırlayacaksınız, daha geçen gün sizlere “George Miller daha Mad Max çekmeyeceğim dedi” diye haber yapmıştık. O haberimizde, şöyle diyorduk: George Miller, geçenlerde Page Six’e şöyle bir açıklama yapınca, muhtemelen hepiniz “Aha, Geekyapar çok üzülecek” diye düşünmüş olabilirsiniz… “Daha fazla Mad Max filmi yapmayacağım. Fury Road’un… bitmesi çok uzun…
BvS’nin gösterime gireceği, DCEU’nun (Extended nedir ya?) resmen start alacağı yıldayız. BvS’den sonra seneye Wonder Woman, ondan sonra aynı yıl Justice League Part I sinema salonlarına gelecek ve biz yıllardır Marvel’ın hegemonyasında devam eden -Fox’un zaman zaman devreye girdiği- süper kahraman filmlerine dev markanın girişiyle ortamın kızıştığına şahitlik edeceğiz. Yer yer söylüyoruz,…
Bir filmle/diziyle ilgili duyduğum önyargı bazı zamanlarda eserin işine yarayabiliyor. Önyargımdan dolayı beklentim otomatik olarak düşüyor, bunun sonucunda da o film/dizi bazı şeyleri yeterince iyi yapınca bir anda sevinip o işle ilgili olumlu hislere kapılabiliyorum. Ne yazık ki ilk bölümü yayınlanan Shadowhunter dizisi bunlardan biri değil. İlk haberini yazdığımda fragmanın olumsuz yarattığı…
Çok uzun zamandır DC ya da Marvel dışında pek bir şey okumadığımı farkettim. Hani belki bir iki Vertigo işine bakmışdır, belki ana akım çizgi romana yakın bir iki farklı yayınevinin işine şöyle bir göz gezdirmiş de olabilirim ama ciddi ciddi kendimi vererek alternatif/bağımsız bir çizgi roman okumayalı baya uzun…
Eğer Friends ile ilgili inanılmaz alakasız arkadaşlarınız size “Friends geri dönüyormuş, reunion olacakmış” diye mesaj atıyorsa, bu mesaj bir de TIME dergisinin sitesinden link içeriyorsa, ilk tepkiniz ne olur? “Ayy? Gerçekten mi?” mesela? Ya da “OASOAHOSHDAOH” gibi bir ses mi? Eğer benim gibi yıllardır internet yayıncılığı yapıyorsanız, ilk tepkiniz şu…
Hiç uzatmadan, lafımı gevelemeden söyleyeyim. Ne olursa olsun, 2015’in büyük kazanının Mad Max: Fury Road olduğu kesinleşti dün. Çünkü Oscar adaylıkları açıklandı; ve Mayıs ayı gibi hiçbir zaman Oscar ödüllerine etki edememiş bir ayda çıkmasına rağmen, büyük bütçeli bir aksiyon filmi olma günahını işlemiş olmasına rağmen, muadillerinin her…
Buram buram İngiliz’lik kokan, içinde bir tutam Twin Peaks tarzı küçük kasaba gizemi barındıran, izlemesi sürükleyici ve keyifli bir cinayet polisiyesi. İlk Bölüm Canavarı, üstümüze yağan yüzlerce dizi arasından hangisi kime gider, değer mi değmez mi, bakmaya varar vermiş bir canavardır. İlk bölüme bakar, azıcık wiki kurcalar, tavsiyelerini verir kaçar!…
