Biz iş gereği, detay ve püf noktası ve gizem kovalamak için sık sık sinemacıların filmlerden önce ve sonra verdikleri röportajları takip ediyoruz; hani belki bir şey söylerler, bir…
Ben zaten görüşlerimi sizlerle uzun uzun paylaşmıştım: Benim Agent Carter ile ilgili büyük hiçbir problemim yok. Dizinin çok güzel, sürükleyici, katmanlı ve zeki bir hikaye anlattığını; bunu çok…
Reytingler bir dizinin hayatta kalması için en önemli faktör olarak görülür genelde. Çoğunlukla öyledir de zaten, ancak kesinlikle gerekli tek öge de değildir. Bunu son olarak Variety’de yayınlanan…
Olaylar şöyle gelişti: Logan’ı izledik. Logan ile farklı fikirlerimiz oluştu. Bir eleştirmen olduğumuzdan mütevellit, konuyla ilgili bazı noktalarda nasıl filmin daha iyi yapılabileceğini farklı şekil, farklı yaklaşım ve…
Muhtemelen duymuşsunuzdur; dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı erotik markası Playboy’un kurucusu Hugh Hefner, 91 yaşında, doğal sebeplerden ötürü hayatını kaybetti. Hefner bir süredir sağlık sorunlarıyla baş etmekteydi. Vefatı sürpriz…
Yükle Gelsin!
Ne zaman asfalt kokusu alsam aklıma Maureen gelir. Bayılmadan önce hissettiğim son şey de buydu: Kalın bir asfalt kokusu. Ve ayıldığımda ilk gördüğüm şey onun yüzüydü. Motorumu tamir edeceğini söyledi. Herhangi bir ücret almadan. Herhangi bir geri dönüm beklemeden. O anda bilmeliydim, işlerin bu kadar kolay olmayacağını. Evet, Maureen’i…
Türkçe çizgi romanları incelemeye başladığımda bu günün gelip çatacağını biliyordum. Ana akım çizgi romanlara hakimdim, orada bildiklerimi kullanmam, okuduğumla geçmiş arasında bağ kurup, kesin yargılara varmak kesinlikle kolaydı. Şimdi Türkiye’de çizgi roman yayıncılığı o kadar büyüdü ki, sıranın daha alternatif işlere gelmesi an meselesiydi. Bugün sizlere DC’nin kendi evreninden bağımsız, daha alternatif,…
Klasik TMNT 2 haberi açılışımla başlayayım, ilk filmi beğenmedim. 30 küsur yaşında, çocukluğunda harçlıklarıyla Ninja Kaplumbağaların oyuncaklarını alan bir geek olarak, o film benim gibiler için yapılmamıştı. Film daha ziyade Transformers gibi, yaş skalasını daha düşük tutup, Michael Bay ekolünde abartı aksiyon sekansları, basit komedi hamleleriyle doldurulmuş, sonuçta…
Geek olmanın yirmi milyar tane güzel tarafı var. Ağzınız güzel laf yapar hâle geliyor, argümanlarda genelde muzaffer çıkıyorsunuz, kafada minik minik wikiler geziyor… Ama bir de şöyle bir negatif tarafı var: hype’a yenik düşmek işten bile olmayabiliyor. Pazarlama departmanları diye bir şeyi resmen biz kurdurttuk yani eğlence sektöründe. İstiyoruz ki…
Bilmeyen kaldı mı? Belki vardır. Belki yıllar sonra bu makaleyi dönüp okuyacaklar olur. Türkiye’nin daha güzel olduğu bir gelecekte, gençler “nostalji yapıp, Geekyapar’ın 2015 yazılarına bakalım mı ehehe” diyeceklerdir. Onlara, “vay anasını memleket ne çekilmezmiş lan” dedirtip ibret aldırmak için özet geçelim. Türkiye’de bir insan, Yüzüklerin Efendisi karakteri Gollum’un resimlerini…
Steve Jobs gibi, kendi mitolojisini kendisi yaratmış karakterlerle, kaba tabiriyle -ve terime başvurmak gerekirse- cult of personality kişiliklerle ilgili bir dramatik eser yapacaksanız; iki tercihiniz vardır. Ya yaratılan miti destekleyecek ve bir parçası olacaksınız; ya da süslü yazılan tarihi çırılçıplak soyacaksınız. Biyografik filmlerin, özellikle de bu kadar modern figürleri anlatan biyografik filmlerin kaderi budur.…
Bilmeyenler, ya da hafızasını bloke edip o kara günleri unutmuş olmak isteyenler için -maalesef- tekrar hatırlatalım. Kendisi her ne kadar iyi bir oyun olsa da, Batman: Arkham Knight’ın ismi sonsuza dek PC sürümünde yaşadığı akla hayale sığmaz rezaletle anılacak. Uzun versiyonu şurada; ama kısa versiyonunu biz şimdilik şöyle geçelim: Oyunun…
Star Wars’ın Disney’e satıldığı dönem gelen tepkileri hatırlıyor musunuz? Ben bizzat hatırlıyorum. Disney 4.5 milyar doları George Lucas’ın eline sayar saymaz yeni üçlemeyi duyurduğu için serinin hayranları bir anda küçük çaplı bir şoka girmişlerdi. Uyarının Jedi kostümü giymiş bir Mickey Mouse ve Goofy eşliğinde yapılmış olması da, “Aha…
Hatırlayacaksınız, bir ara baya saçma sapan bir dedikodu dolanmaya başlamıştı internette. Bu söylentilere göre, Marvel çok da niyetlisi olmadığı Iron Fist dizisini iptal edip, yerine Netflix ile olan anlaşmasında oluşacak boşluğa bir Punisher dizisi koyacaktı. Bu dedikodunun zaten “Neden ikisini birden yapamasınlar ki?”, ya da “O kadar duyurduktan…
Hani bütün dünya umut dolu limanlara giden bir vapurdaymış da siz ters koltuğa oturmuşsunuz, ne yaparsanız yapın hep aynı şeyleri görüyormuşsunuz gibi bir his vardır. Bunu bilen bilir. Ben bunun temel sebebinin hayal kurmayan, kursa da peşinden gitmeyen bireylerden oluşan bir toplum olmamızda yattığını düşünüyorum. Çoğunluk hayalini kurduğu…
