Tüm zamanların kültlerinden X-Files ve kendini yok etmeye programlanmış bir adamın hikâyesinin anlatıldığı Californication gibi yapımları izleyenler, David Duchovny bir şey yapıyorsa o şeyin…
Kötülük evrilen bir şeydir değerli geekler, aynı şekilde Resident Evil da öyle. Daha çok Milla Jovovich’in oynadığı aksiyon filmlerinden ve en son, sekizincisi Village…
Duyurulduğu ilk andan itibaren tüm geek camiasında umutla beklenen, bu bekleyişe asla gerçekleşmeyen Jodorowsky’nin Dune’unun hatırası ve yönetmeninin Denis Villeneuve olmasının güvencesi de eklenen en…
Birkaç yüzyıl öncemizden, fersahlarca uzağımızdan, denizin gerisindeki karlı ovalardan; güzel bir tezatlıkla içimizi umutla ısıtan Anne With An E isimli bir diziden bahsediyordum size en son, rast geldiniz…
Gerilerden bir ses geliyor, duyuyor musunuz? Bu bir kuş mu, yoksa bir uçak mı? Hayır, bu bir trenin sesi olmalı; Hype Treni! Trenimizin bir önceki durağı şuradan da…
Sizlere uçsuz bucaksız okyanus kıyılarından, kıyılar boyunca uzanan falezlerden, falezlerin gerisinde sıralanan geniş ovalardan; bu geniş ovaların uzun aylar boyunca kar-beyaz kalan görüntüsü arasından şiddetli bir tezatlıkla, yanakları…
Matrix şüphesiz ki bilim kurgu sinemasının mihenk taşlarından biridir. Uzun siyah deri ceketleri, slow motion efektleri, “Kırmızı mı mavi mi?’’ sorusu ile sıkça anılır sinemaya dair sohbetlerde. Benim…
Tam bir buçuk ay göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve hep birlikte eğlenerek izlediğimiz Loki dizisinin sonuna geldik sevgili geekler. Bu işler böyledir işte; önce dizi geliyor diye…
Olaylar şöyle gelişti: Oyunun resmi forumlarında Blizzard’ın kıdemli yöneticisi ve Overwatch’ın Jeff Kaplan’ı yakalayan oyuncular “27. kahraman,” dediler, “var mı ipucu falan?”. Kaplan da “Tamam lan” dedi, “Az bekleyin”. Az bekleyenler…
Şu yazıları yazarken tüm samimiyetimi dökerek başlamak istiyorum işe: Yaklaşık bir ay önce çıkmış olan ve benim de şu andan yaklaşık iki hafta öncesinde bitirdiğim J.K Rowling’in…
Konu mitoloji olunca, benim için akan sular duruyor; bilen bilir. Bu mit takıntım nereden geliyor, ne zaman oluştu, kaynağı tam olarak ne bilmesem de anlamsızca bir bağlılığım var.…
Üç haftadır devam ettirdiğim “kalıcılık” temalı dosyamın dördüncü ve son yazısına gelmiş bulunmaktayım; hepinize merhaba! Okuyanlarınız bilecektir, kalıcılık konusunu ele alırken hep farklı farklı yerlerden yaklaşmaya çalıştım; film, edebiyat…
Türkiye’deki sinema sektörü, bildiğiniz üzere bir süredir çalkantılı bir gündem içerisinde. Senenin başında şöyle bir yazıyla olan biteni tek seferde anlatmış ve birçoğunuzun naçizane yorumu ile “düşüncelerinizi seslendirmiştik”. Gel…
Yükle Gelsin!
Bir komedi programında yapılan bir esprinin, espri mi yoksa korkunç bir gerçek mi olduğunu anlayamadığımız birkaç saniye, benim için en komik anlardan bir tanesi oluyor her zaman. Bu yüzden böyle anları kullanarak bizi kararsız bırakan ve bu kararsızlığımıza gülen komedyenlere büyük saygı duyuyorum. Söz konusu ciddi olup olmadığını…
Brent Weeks’in Işık Yaratan serisinin ilk kitabı Kara Prizma’yı okuyalı uzunca bir zaman geçti. Fakat az çok o zamanlarda, modern fantastik edebiyat serüvenime de başlangıç yaptığım için, o zamandan bu zamana daha net tecrübeler kazandım. Bu sebeple adı sanı duyulmuş, en az bir sefer oranızdan buranızdan çekiştirilerek “Mutlaka…
Bugün burada, başından sonuna kadar beni şaşırtmayı başaran, inanılmaz keyifli birkaç saat sunan ve gerek hikâyesi gerekse de oynanışı ile beni kendine hayran bırakan Moon Hunters hakkında konuşmak için toplanmış bulunuyoruz. Haydi gelin, Moon Hunters nasıl bir oyunmuş, ne anlatıyormuş, nasıl anlatıyormuş, hepsini konuşalım sizinle! İlk Kayıt Noktası,…
Tam olarak neden böyle oldu hiç anlayamadığım şekilde The Titans, süper kahraman işleri arasında en niş işlerden biri olarak kaldı. Baştan aşağı tüm öğeleriyle ortalama bir süper kahraman dizisinden çok daha iyi olan dizi oldukça sağlam bir hayran kitlesine sahip olsa da bir türlü hak ettiği değeri görmüyor…
Belki şu an ki popülerliğini düşününce size absürt gelecek ama süper kahraman filmleri her zaman bu kadar başarılı değildi. Ne eleştirel olarak ne de hasılat olarak. 2000’lere kadar olan süreçte iyi süper kahraman filmi samanlıkta iğne aramak kadar olmasa da yine de zordu. İlk aklıma gelenler Christopher Reeves…
Bugün hayatımda ilk defa “İyi ki on iki yaşımda değilim” dedim. Zira eğer tam şu anda on iki yaşımda olsaydım Tom Hiddleston’ın posterlerini satın alır, odamın her yerine asardım. Şu andaki yaşımın da buna pek engel olmadığını belirterek Tom Hiddleston’a olan hayranlığımın altını bir kez daha çiziyor ve…
Silmarillion Antolojisi’nde bugüne kadar hep evrenin içindeki olayları anlatıp araya biraz da Tolkien’in mektuplarından veya The History of Middle Earth adındaki on iki ciltlik seriden bilgiler sıkıştırmıştım. İşte, kitabın ilk taslağında böyleymiş, şunu şöyle tasvir etmiş, aslında böyle olacakmış ama değiştirmiş gibi küçük anekdotlar vermekten aşırı keyif aldığımı…
Haziran ayının ikinci haftasında düzenlenen E3 Fuarı, oyun dünyasının bayramı diyebiliriz. Yepyeni oyun duyuruları, en beklenen oyunlardan fragmanlar, ilk defa öğrendiğimiz bilgiler ile dopdolu geçer o haftamız. Geçen sene pandemi sebebiyle düzenlenmeyen etkinlik, bu sene geri döndü! Tabii sadece dijital olarak fakat Amerika’ya gidip de fuarı gezebilecek şanslı…
Animasyon filmlerini; hayatımıza güzellik katan, dünyanın adı konulmamış sekizinci sanat dalı görüyorum ben. Bu noktada yedinci sanat dalının sinema olduğunu varsayıyorum. Özellikle son yüzyılda karşımıza çıkan birçok sanat akımından emin değilim ama animasyon yapımlarının, diğer tüm sanat dalları kadar değerli olduğunu biliyorum. Yoksa Spider Man: Into The Spiderverse…
Kendimizi, yaşadıklarımızı ifade etmek için kelimelere sığınıyoruz. Onları uç uca bağlayarak içine kurulduğumuz dünyayı çevrelemeye çalışıyoruz. Oysa her ne kadar kelimelerin hâlâ en havalı icadımız olduğunu düşünsem de kabul edelim, her şey kelimelerin çapıyla ölçülmüyor. Örneğin o çok sevdiğimiz şarkının göğsümüze düşürdüğü yangını, kelimelerin büyüsüyle aktarabiliriz çevremize. Ancak…
