Bizim yazmaktan, siz okumaktan sıkıldığınız ve bizi bezdirerek ikinci yılını deviren salgın süreci, hemen her sektör gibi sinemaları da derinden vurdu, biliyorsunuz. Bu küresel…
Muhtemelen Geekyapar olarak kurulduğumuz günden bu yana en çok internetin varlığına şükretmiş ve onu övmüşüzdür. Yani bunun aksini düşünmemiz mümkün olamaz sanırım, öyle değil…
Hatırlarsanız HBO’nun, ara sıra kendisinden yeni haberler duyduğumuz bir The Last of Us dizisi vardı. En son Tommy karakteri için Gabriel Luna’nın seçildiğini öğrenmiştik…
Bir soru: Kaçımız dizi izlediği kadar YouTube’dan da video izliyor? Günde yarım saat ile bir saat arası, konu fark etmeksizin YouTube’dan bir video izlemek her insanın boynunun borcu…
Bu yazıda yer alan kişi, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür. Adaleti ve adalet sistemini farklı kurgu eserler üzerinden, çeşitli yönleriyle ele almaya çalıştığımız yazı serimizin ikinci yazısına…
Bu yazıda yer alan kişi, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür. Konu ne olursa olsun bir şeyin doğrusu, oluru, olması gerekeni konuşulduğu zaman işlerin dönüp dolaşıp geldiği kavramlardan…
Animasyon filmlerini; hayatımıza güzellik katan, dünyanın adı konulmamış sekizinci sanat dalı görüyorum ben. Bu noktada yedinci sanat dalının sinema olduğunu varsayıyorum. Özellikle son yüzyılda karşımıza çıkan birçok sanat…
Sol altı haftadır eğlenerek izlediğimiz, hakkında birbirimizle tartıştığımız ve yine tabii ki olmazsa olmaz teoriler kastığımız dizimiz, The Falcon and the Winter Soldier finale kavuştu. Finaliyle beraber, bitirdiğinden…
Futbolca “en iyi savunma, hücumdur” diye bir laf vardır ki… Sanırım herhalde “hücum” ve “savunma” konseptlerinin varolduğu bütün sporlara uygulanabilir laftır bu. Arkasındaki prensip çok basittir. Devamlı hücum…
Her geçen gün yeni bir kahramanın, yeni bir orijinin ve yeni bir hikayenin vuku bulduğu çizgi roman aleminde, bazen insan eskiye bir göz atmak, daha önceden nelerin olduğuna…
Yüksek müsaadenizle sizlere bir soru yöneltmek istiyorum: Kalıcılık denince aklınıza ne geliyor? Çünkü önümüzdeki dört hafta boyunca dosya konum olduğundan ötürü inceleyeceğim “kalıcılık” konusu, ilk düşündüğümde aklıma Disney’i…
Hepimizin küçüklüğünde gözlerini kapatıp sağa sola bir şeyler fırlatarak “ninjacılık” oynadığı bir dönem mutlaka olmuştur, değil mi? En azından benim oldu. Sürekli bir yerlere tırmanmayı, gizlenmeyi, kısacası kendimi bir…
Bir zamanlar, akıllı cep telefonları yokken ve internet bu derece yaygın değilken; çizgi filmleri, dizileri ve bilumum diğer eğlence programlarını sadece televizyondan takip edebiliyorduk. Özellikle Batı’daki teknolojiyi, az…
Yükle Gelsin!
Modernizm’e kadar gördüğümüz şiirlerde, anlatıcı şair değildir. Yazar, şairdir elbette, yani yazdığı şeyden elbette ki sorumludur fakat anlatıcıdan bahsederken farklı bir karakterden söz ediyor oluruz. Shakespeare’in sonelerinde örneğin, Gizemli Kadın’a haykıran kişi Shakespeare’in kendisidir diyemeyiz, “anlatıcıdır” deriz. The Love Song Of J. Alfred Prufrock şiirinde anlatıcımız TS Eliot…
Birbirinden farklı platformlar tarafından her gün üstümüze, birbirinden farklı onlarca içerik atılıyor. Artık bu duruma o kadar alıştık ki resmen içerik arsızı olduk. Eğer bir ayda, belirli bir sayının altında film ya da dizi çıkarsa burun kıvırmaya başladık. Fakat bazı zamanlar, bu içerik bolluğu içerisinde kaybolabiliyor; tüketmekten keyif…
Merhabalar, İskandinav mitolojisi sevdalıları dostlarım! Hellblade 2 fragmanında duyduğumdan beri müziklerini büyük bir aşkla takip ettiğim, İskandinav mitlerinden büyük ölçüde ilham alan bir grubun yazısıyla geldim bugün size. Konsept albümlerden bahsedip duruyorum, “konsept grup”lardan ise pek bahsetmiyorum. Bugün bahsedeceğim grubun albümleri için konsept demek grubun genel estetiğine ve…
Stardew Valley, benim için koca bir dünya hatta adeta ikinci bir hayat sunan muhteşem bir oyundur ve her fırsatta arkadaşlarıma da tavsiye ederim. Ayrıca bu oyunu benim gözümde bu kadar muhteşem yapan unsurlardan biri de geliştirilme süreci. Uzun uzun anlatmak istemiyorum ama özetle; beş yıllık bir sürede sadece…
Marvel’ın dördüncü fazını başlatan dizi WandaVision, ilk sezonunun sekizinci bölümüyle de sektirmeden bizi ekranların başında tutmayı başardı. Bazen oturduğum yerden, diziyi izlerken nasıl heyecanlandığıma, sonraki bölümü nasıl beklediğime şaşırırken buluyorum kendimi. Bu bölümde, birkaçına şuradan ulaşabileceğiniz büyük sorularımızın çoğuna cevaplar aldık fakat bazı şeyler de azıcık tadımızı kaçırdı;…
Simülasyon kelimesini çoğunlukla, kafamızda soyut olarak canlandırsak bile somut koşullar altında ve sıklıkla da bilgisayar ile bağlantılı şekilde düşünüyoruz. Yeni dosya konum simülasyonlar olarak belirlendiğinde, aklıma gelen ilk şey bu olmuştu. Öyle ya, bu kelimeyi zaten bir sistem, sistemin araçları ve bir de bilgisayar programı aracılığıyla gerçek şeylerin…
Count Dooku ilginç bir karakter. Kesinlikle sevilebilir manasında demiyorum bunu ama işte, ilgi çekiyor. Bunda en çok Christopher Lee’nin çok büyük payı var elbette, karakteri geliştirmek için çok şey yapan biri ve ara ara George Lucas’ın yazdığı bazı sahneleri karakter dışı bulduğu gerekçesiyle reddettiğini bile biliyoruz. İkinci sebep…
Genel anlamda mitolojik anlatılardaki tanrıların ne denli dramatik figürler oldukları konusunda artık hepimiz hemfikir olmuşuzdur diye düşünüyorum. Dramatik girişler ve çıkışlar yapmak konusunda üzerlerine yok. Hatta bazı anlatılarda kendi hayatlarını ve masum insanların hayatlarını belli bir amaç doğrultusunda yok etmek veya tehlikeye atmak, onlar için yalnızca sıradan bir…
Bakın hiç lafı uzatmadan söylüyorum: WandaVision dizisi artık resmi olarak aklımızla dalga geçiyor. Her bölüm çıktığında bilgisayarımızın başına oturuyoruz, teoriler yazıyoruz, konuşuyor, ediyoruz ama bir sonraki bölüm çıktığında neredeyse bir önceki bölümde konuştuğumuz her şeyi silip en baştan yazıyoruz. Bu dizi artık teori tutmaz oldu, aldı başını gidiyor.…
Yolda yürüyorsunuz. Her zamanki güzergâhınızı her zamanki saatte kat ettiğiniz her zamanki varış noktasına ulaşacağınız bir yolculuk bu. İşe gidiyor olabilirsiniz, okula gidiyor olabilirsiniz, kimsenin tahmin edemeyeceği başka bir rutininiz de olabilir. (İşte bu nokta biraz can alıcı. Ya da birazdan havalı olacak.) Siz, sizinle aynı kaldırımda karşıdan…
