Yükle Gelsin!

İnsanlık olarak teknolojiden istediğimiz ortak şeyler var. Her teknoloji tasarım dersinde dilediğimiz, ne zaman aklımıza takılan şarkıyı bulmaya çalışsak ama çabalarımız nafile kalsa istediğimiz, bence iki şey vardır. İki kolektif istek. İlki konuştuğumuzu yazıya döken kalemdi, bence çocukluğunun bir döneminde bunu herkes istedi. Teknoloji bunu başardı, yüzde yüz…

Andrew Wyeth, 20. Yüzyılın en bilinen sanatçılarından sanırım. Christina’s World adlı eserini görmemiş olamazsınız, gördüyseniz garip bir biçimde aklınızda mutlaka yer etmiştir. Kızın, Christina’nın, gergin, öteye dönük vücudu, pembe elbisesi ve onun bakışlarını takip ettiğimizde gözlerimizle buluşan taşra evi, resmin kompozisyonu, soluk renkleri, doluluğu ama aynı zamanda boşluğu.…

İçinde bulunduğumuz şu cadılar bayramı ayı içinde, pek çok dünya mitolojisinde var olan birbirinden korkunç -en azından böyle olduğu iddia edilen- yaratıkları bir listeye almasak olmazdı. Antik Yunan’dan Doğu Avrupa’ya, İskandinav’dan Türk mitolojisine kadar pek çok mitolojide yer alan hem tuhaf hem ürkütücü sayısız yaratık veya karakter bulunuyor.…

Fantastik evren dilleri üzerine dört yazılık bir dosya çıkartmak çok güzel, daha güzeli ise bu yazılarla ilgili dönüşler alabilmek. Dosyanın, şurada yer alan ilk yazısına gelen bir yorum, gerçek dünyadaki dillerle ilgili de bir yazının yazılabileceğini söylüyordu. Ben de asla duramam böyle dönüşler gelince, sazı alır lafa dalarım.…

Yakın zamanda, pek fazla izlemediğim fakat izlemek istediğim yönetmenlerin filmlerini bir yerden başlamak gerek diyerek yavaştan izlemeye başladım. Xavier Dolan’dır, Agnés Varda’dır, Park Chan-Wook’tur… Bu yönetmen listesine kendisinden ne izlesem hayran kaldığım fakat hak ettiği kadar çok filmini izlemediğimi düşündüğüm Stanley Kubrick’i de ekleyince uzun süredir izlemek istediğim…

Ekim ayı geldi çattı ve son sürat Cadılar Bayramı’na yol alıyoruz. Ürkünç bir ay önümüzde. Yapraklar sararıp soluyor, kızarıp bozarıyor, ayaklarımızın altında çatırdıyorlar. Mezarlıklardan anlamlandıramadığımız sesler geliyor. İnleme mi ninni mi çözülemez sesler, çocukların tekerlemelerine karışıyor. Masanın üstüne bıraktığımız mum, nereden geldiği anlaşılmaz bir rüzgârla sönüveriyor. Ancak bunların…