Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz haftalarda müjdeli bir haber vermiştik sizlere. Şu sıralar Disaster Artist ile dillerde olan ve yeni bir Oscar adaylığı neredeyse kesin gözüken Franco’nun Logan ve Deadpool ile dallanmış, New Mutants ile ise…
Çok sert ve çok iddialıyım: The Night Manager’ın ana aşk üçgeninin üç köşesini oluşturan Tom Hiddleston – Hugh Laurie ve Elizabeth Debicki TV tarihinin gelmiş geçmiş en seksi üçlüsü olabilir. Bir noktada…
Geekyapar olarak dönüp bir 2014’ü şöyle süzelim, tepeden tırnağa 2014’ü derinlemesine bir deşelim dedik. En iyi diziler, çizgi romanlar, filmler, oyunlar ve şarkılar zaten cepte. Onları balya balya…
30 Rock sever misiniz? 30 Rock’ı izlerken “Lan ne güzel yazılmış vallahi be” diye geçirdiniz mi içinizden? Peki The Office sever misiniz? Oradaki güzel resepsiyoncu Erin’i sempatik bulmuş muydunuz? Atıyorum, Jon Hamm…
Amerikan Late Night dünyasına ayılan ve aynı anda da bayılan bir insan olarak, ilginçtir, Conan’ın hiçbir zaman favorim olmadığını söylemem lazım. Ben her zaman azılı bir Craig Ferguson’cıydım ve Ferguson ile…
Nasıl, başlık güzel değil mi? Üzerine çok düşündüm. Şimdi eldeki haber, Galler’in gülü, pek çoğumuzun gençlik heyecanı, kimimiz için Michael Douglas’ın karısı, kimimiz için o Sean Connery’li filmde…
Yükle Gelsin!
Şu dizi ve film sektörü o kadar harika bir şey ki… Özellikle yeni filmlerde, görmeye doyamadığımız birçok oyuncu sevdiğimiz rollere geliyor ya, iyice tadından yenmez bir hale geliyor! Daha bir ay evvel falan Albus Dumbledore rolü için coştuğumuz Jude Law sonrası, bir de çizgi roman evreninden gelen haberle…
Bu haber, birebir yukarıda gördüğünüz başlıkla bizim mail kutumuza bir basın bülteni olarak düştü. Durum, bize iletildiği kadarıyla, şu şekilde vuku bulmuş: “Ülkemizde 8 Eylül’de vizyona girecek EMOJİ FİLMİ’nin ilk fragmanı 70. Cannes Film Festivali’nin açılışında, filmin orijinal versiyonunda baş karakter Gene’i seslendiren T.J. Miller’ın katılımıyla yayınlandı.” Şimdi,…
Hatırlıyorsunuz, bizim öve öve bitiremediğimiz Mad Max: Fury Road’ı bir o muhteşem turuncu-turkuvaz tonlarıyla izlemiş, ardından George Miller’ın “Ya aslında en iyi versiyonu siyah beyazdı da satmaz diye yapamadık” deyişiyle yerimizden sarsılmıştık. İlk başta inanılmaz gelen bu cümle, siyah beyaz versiyondan kesitler izleyince bir anda mana kazanmıştı. Siyah beyaz…
Öncelikle söyleyelim, bu haberin hiçbir tarafı yalan, şişirmece, abartı ya da parodi değil. Zaytung’dan ya da The Onion’dan almadık başlığı. Bu olay, aynen başlıkta tasvir edildiği gibi, geçtiğimiz hafta Texas’ta yaşandı. Önceki Perşembe günü internetten tanıştığı bir kadınla buluşan Brandon Vezmar, iyi bir ilk randevu olacağını düşünmüş olacak ki…
Star Trek: Discovery’nin bugüne yolculuğu kolay olmadı. Her şeyden önce, Abrams’ın 2009’da Star Trek evrenini ana akıma taşımasından dahi önce Star Trek’i doğduğu yere, televizyon ekranlarına taşımak için projeler yapılıyor ama bir türlü nihayete eremiyordu. Film geldi, popülerlik diz boyu oldu, yine uygun bir proje bulunamadı. En sonunda…
Eminim başlıkta ciddi bir abartı payı olduğunu düşünüyorsunuz, ama hayır. Bu yönetmene efsaneler efsanesi derken bile aslında azaltarak konuşuyor olabiliriz. Gelin, inanmıyorsanız özgeçmişinden birkaç satırbaşı sayalım. Bir kere baştan kayda geçilsin; adamın En İyi Yönetmen Oscar’ı var. İlk uzun metrajını 1978 yılında çekti. Büyük patlamasını ondan yedi sene sonra, Back to the Future isimli…
Geçen gün bir promosyonda The Witcher serisinin yazarı Andzrej Sapkowski hakkında “İngiltere için Tolkien, Amerika için Martin neyse, Polonya için de Sapkowski odur” gibi; ya bunun aynısı ya da buna çok benzeyen bir beyana denk geldim. Bu kısmen doğru, ama bir yandan da Sapkowski ve Witcher için epey indirgemeci bir yaklaşım. Fantastik edebiyatın liderlerini…
Belli sanat dalları, belli ifade biçimleri belirli bir takım zamanlara bağlanarak birer kilometre taşına dönüşürler bazen. Toplumsal bir takım hareketler, birkaç fikir önderinin hüviyetinde şekil bulur. Şekil buldukça netleşir. Netleştiği zaman da akım hâline dönüşürler. Yıllar sonra dönüp bakar, bu kültürel kilometre taşlarını, bu önemli virajları özel adlarıyla anımsarız. 70’ler sonu…
Nasıl tam gaz devam mı Amerikan Tanrıları’na? Sıkılıp bırakmadınız umarız, çünkü her şey daha yeni başlıyor millet! “Biraz Ölsek Mi?”- Anubis Teşrif Etti Sonunda! Her bölümde devam eden ve edecek olan “soğuk açılış” ritüellerimiz dur durak bilmiyor. Bu bölümün açılışında da oldukça net bir şekilde Anubis yer alıyordu;…
Şimdi bir gözlerinizi kapatın. Düşünün. Bir Sony yöneticisisiniz. Dünyanın en büyük süper kahramanlarından birinin film hakkını almış, on senede beş film çıkartmışsınız. Lakin gelin görün ki sonlara doğru kalite elden kaçmış, siz de başarısızlığı itiraf edip anahtarları baba ocağıyla paylaşmayı kabul etmişsiniz. İlk ortak filminiz 7 Temmuz’da vizyona girecek.…
