Yükle Gelsin!

Fallout 4 piyasaya 10 Kasım’da çıktı. Çıktıktan sonra, içerisinde Atatürk’ün imzasının saklı olduğu fark edildi. Elbette bunlar tesadüf değildi, elbette oyunun içinde çok çok daha fazlası gizliydi…Oyunu oynayanlar da fark etmiştir, Minuteman’ın Kuva-yi Milliye gibi elde yok, avuçta yokken vatan için çetelere, işgalcilere karşı karşı mücadelesi, en başından…

Anımsarsınız, geçtiğimiz günlerde Sony’nin PlayStation 4 üzerinde PS2 oyunlarının ek çaba gösterilmesine gerek kalmadan oynanmasını sağlayacak bir emülatör sistemi üzerinde çalıştığını sizlere aktarmıştık. Bu sistem, Star Wars paketi ile birlikte verilen dijital oyunlarla sessiz sedasız yürürlüğe sokulmuştu. Biz de merak etmiştik “devamı gelir mi?” diye. Biraz da fazla…

Hatırlayacaksınız, daha önce Disney’nin lisanslı ürün konusunda ne kadar cinsiyetçi bir tutum izlediğini daha önce bu sayfalarda konuşmuştuk. Oradaki mesele Avengers üzerineydi. Captain America, Iron Man, Hulk gibi karakterlerin tonlarca farklı tişörtü, donu, posteri, oyuncağı bulunurken Black Widow ile ilgili çok çok az şey üretiliyor; üstüne üstlük özellikle…

Bazı filmler var, geçmişimde öyle keyifli izler bırakmış ki, hala o filmle ilgili bir haber gördüğümde heyecanlanıyorum. Bu filmlerin en acayiplerinden biri de Tremors. Başta küçük izlenimi verip, sonradan aslında dev oldukları anlaşılan bu süreçte tüm kasabaya terör saçan garip solucanların hikayesini ilk izlediğimde acayip keyif almıştım. Yani evet, film çok muazzam, öyle ahım…

Çizgi roman karakterlerinin zaman içerisindeki değişimini takip etmek kadar keyifli bir şey yok. Bunun birden fazla sebebi var. Öncelikle, ortada şöyle bir durum var, pek çok kahraman ilk yaratıldığında baya kağıda kalemle çizilmişlerdi. Şimdi ise Photoshop var, tabletler var. İlk süper kahramanların çizgi romanları baya ince işçilikle doldurulup basılıyordu, şimdi…

Batman v. Superman’in dün çıkan fragmanına jet hızıyla bir geek muhabbeti koymazsak, içimiz kuruyacaktı. Yeni fragmanın hissettirdikleri, düşündürttükleri, yaşattıkları ve ima ettikleriyle; yani irili ufaklı her yönüyle baya aldık karşımıza; dedik ki “sen kanıyor musun?”. Cevap baya kahkahalı, geyikli, sohbetli, teorili ve gazlı oldu. İzlemeyen bin pişman, kendisini dağlardan derelere…