Yükle Gelsin!

Seneye Black Panther ile başlayan, Amerikalıların kendi kültürel devinimleri içinde devrim ilan ettiği bir filmi tacının üzerine cevher gibi ekleyen; ardından Infinity War ile aklımızı başımızdan, başımızı da sonumuzdan çıkartan Marvel’ın 2018’e attığı tokat bitti sanıyordunuz belki de. Captain Marvel fragmanı yeter sanıyordunuz. Yanılıyorsunuz. AVENGERS 4’ün ilk fragmanı burada. Ve artık bir adı var. AVENGERS:…

Bir önceki yazımızda Hitler yönetimindeki Almanya’nın nesilden nesile anlatıla gelen bazı mit, destan ve masalları kullanarak üstün Alman ırkı düşüncesi için yaptığı propagandadan bahsetmiştim. Bu yazının da ana unsuru aynı kalmakla birlikte, bu sefer rotamızı soğukları ve elbette votkasıyla meşhur Rusya’ya – dönemsel olarak daha doğru bir ifadeyle…

Çizgi romanların, dünyada popüler kültürü doğrudan etkilediği günlerde yaşıyoruz. Milyon dolarlık sinema evrenlerinden basit kırtasiye ürünlerine, oyunlardan yiyecek menülerine kadar her şeyde çizgi romanların bu etkisini görmek mümkün. Bu etkinin başlangıcı her ne kadar 1950’li yıllara dayansa da asıl büyük etkiyi yaratan 1990’ların sonu, 2000’lerin başında art arda…

Edebiyat, yapısı ve görevi gereği birçok teknik ile ifade edilebilme fırsatına sahip. Elinize aldığınız kitabın genelde anlatıcısına göre bir türün belirlendiği birçok yazım tekniği, aynı zamanda o sayfaların mensup olduğu dönemi de net çizgilerle belirlemektedir. Didaktik anlatım mı? 17. yüzyıl. Hicivle karışık roman tekniğinin benimsenmesi mi? 18. yüzyıl.…

Bugün acımasız günümdeyim. Zira Netflix, Daredevil’i de iptal ettiği için aylık üyeliğimi yenilemek için hiçbir hevesim ve düşüncemin kalmadığını belirtmek isterim. Haber gerçek, tepkim de ciddi. Iron Fist ve Luke Cage dizilerinin iptali sonrasında çoğu hayran olarak, bir umut, belki Netflix yaptığı kötü dizilerin farkına varmış ve yalnızca iyi…

The Handmaid’s Tale’in Hulu’da dizisi çıktığından bu yana elimden gelen her yerde bu diziyi övmeye çabaladım. İlk değerlendirmesi de dahil olmak üzere birçok yazı yazdım üzerine. Doya doya konuşma isteğim ne yazık ki dizi devam ederken bir başkasını bulamadığım için sadece yazılarla sınırlı kaldı; ama yine de geçen hafta Lafügüzaf’ta…

Ben buraya daha önce gelmiştim. Adı Appalachia değildi. Etrafta bu kadar bina da yoktu. Güneşin ışıklarının da böylesi parlak olduğunu anımsamıyorum. Ama gelmiştim buraya daha önce. Elimde bir kaya vardı. Kayayı ağaçlara vurdum. Ağaçlar yere odun düşürdüler. Odunları birbirine bağlayıp, ucuna bir taş koydum. Baltam oldu o. Biri bir ateş yaktı…