“Tanrım, Deadpool’u seviyoruz… Hem de çok.” Son bir-iki yıldır “Favori süper kahraman filminiz ne?” sorusuna açık ara fark atarak kendi ismini söylettiren Deadpool, artık sahiden de her alanda…
Tamam, arkadaşlar tamam… Evet, anladık Iron Fist gerçekten olmamış bir dizi. Bu dizi hakkında hem daha yayınlanmadan başlayan politik eleştiriler, hem de çıkar çıkmaz orman yangını gibi yayılan…
Hep söylerim, Warcraft’ın mitolojisi oyun dünyasının en hakkı yenen şeylerinden biri. Çoğu yerde karşınıza çıkmıştır karşı argümanlar. “Ne var Arthus dediğin Anakin çakması” diyen vardır, “Blood Elf Paladin’den…
Fortnite an itibariyle dünyanın en popüler oyunlarından biri. Infinity War an itibariyle dünyanın en popüler filmi. Dürüst olmak gerekirse ikisi arasında gerçekleşecek bir ortaklık kesinlikle bir tarafa diğerinden daha fazla fayda…
Nintendo muhteşem bir oyun tasarımcısı. Bu konuda belki de video oyun dünyasının son ayakta kalan, saf tasarımcılarından biri olarak övebiliriz kendilerini. Yaptıkları oyunların hemen hemen hiçbirinde ticari kaygıların, tasarımsal…
Öhöm. Infinity War biletleri satıldığından beri rekor kırıyor zaten. An itibariyle 2018’in en çok ön bilet satan filmi; bu alanda da tahtını ne Solo: A Star Wars Story’ye kaptırdı ne…
Yükle Gelsin!
Netflix’in Ted Sarandos önderliğinde yaşadığı içerik devrimi yarın öbür gün dijital çağa dönüşümümüzün kilit virajlarından biri olarak anılacak gibi hissediyorum. Orange is the New Black, House of Cards gibi yeni işler ve Arrested Development gibi dönen kaliteler Netflix’i gelişmiş bir postane hizmetinden dijital medyanın önderi hâline çevirdi. Netflix’in bu stratejisindeki en önemli…
Bu sefer baharımızı değil de tüm yazımızı domine etmeyi kafasına koymuş Game of Thrones canavar gibi bir fragmanla ufukta belirdiğini cümle aleme duyurdu. Birkaç sezondur ilk fragmanlar konusunda çok kete performans sergileyen dizi; yedinci sezon fragmanında köklemiş gazı, basmış heyecanı. Cersei’nin tehditkarlığıyla, Daenerys’in kararlılığıyla, Drogon’un heybetiyle, Littlefinger’ın pez… ehem…
Farkında mısınız bilmiyorum, ancak an itibariyle video oyun sektörünün en büyük problemlerinden bir tanesi oyunların satış modeli. Bu küçük oyunların ve onları yapanların yaşadığı bir problem değil, indie oyunlar zaten hemen hemen tamamen dijitale özel çıkıyor ve orta fiyatlarla yollarını buluyorlar. Akarı kokarı aşağı yukarı belli olduğundan mütevellit…
Yıl 2001. Seksenlerin ikinci yarısı ve doksanların başında doğmuş olan oyuncuların “oyun kültürü” denen olaya yeni yeni ısındığı dönem. Bilgisayarlar evlere çoktan girmiş ama Pentium IV işlemcilere sahip olmak hala arkadaş ortamında hava atma nedeni olarak kullanılıyor. Hatırladınız değil mi o dönemleri? Heh, işte o sene çok acayip…
3 Mart günü raflardaki yerini alan ve bizim da ağzımızı yüzümüzü sulandırarak bir adet edindiğimiz Nintendo Switch, önümüzdeki hafta itibariyle üç aylık ömrünü dolduracak. Üç ay, bir konsol için çok minnoş bir ömür; özellikle de bu üç ayın konsol satışlarının genelde düşük seyrettiği bahar aylarına tekabül ettiği düşünülürse. Neticede…
İnternet bazen gerçekten de önü anılamayacak kadar garip bir yer. Gerçekten. Dijital devrimin eşiğinde durup, öteki tarafa bakıyoruz insanlık olarak ve öteki tarafta gerçekten uçsuz bucaksız bir manyaklık var. Bu bazen bize katma değer, çizginin dışından seslenen bir eser, normalde bastırılacakken güç bulmuş bir ses olarak ulaşabiliyor. Bazen de gerçekten…
Siz buna American Gods’ın dördüncü bölümü demişsiniz ama bu bildiğiniz “filler” bölümü olmuş Şaka değil ha, cidden bölümün ismine 3.1 falan deseler de olurmuş gibi geldi bana. Bir saatin sonunda elimde not defterimle kala kaldım ve “Ee ne oldu şimdi?” diye baktım ekrana bön bön. Çünkü bu bölüm ana kurgunun üzerine pek…
Bildiğiniz gibi bir süredir Sony Pictures canhıraş bir şekilde Uncharted’ı sinemaya taşımaya çalışıyordu. Bu, bir film stüdyosu olarak şu sıralar büyük bi hite ihtiyaç duyduklarını düşünürsek gayet mantıklı bir olaydı. Neticede Uncharted zaten Sony’nin mülküydü, popüler bir oyun serisiydi, oyunun kendisi de epey sinematikti. Neresinden tutsan oradan filme giderdi.…
Burada farklı bir durum var. Önce standart geek şapkalarınızı bırakın, sonra gelin haberi istişare etmeye başlayalım. Şöyle. Zack Snyder, geçtiğimiz gün Warner Bros. ofisinde yaptığı bir toplantıda Justice League filminin yönetmenliğinden ayrıldığını açıkladı. Filmin ana çekimleri tamamlanmış, erken bir kurgusu hazırlanmıştı; ancak ilk versiyon stüdyo içerisinde gösterime girdikten sonra…
Arkadaşlar bu bir tatbikat değil. Yerlerinize geçin, gerçekten dangalaklık tarafından bombardımana tutuluyoruz. Sadece sinema değil, komple yekten geek medya ve sanat tarihinin gelmiş geçmiş en açgözlü, manasız, arsız ve tokatlık kararı verilmek üzere. Gerçekten, bu haberi ilk önce io9’da gördük. İnanamadık. Orijinal kaynağı Variety’den teyit ettik. Yapabilsek stüdyoyu da arar sorardık “İyi misiniz, bilmediğiniz bir…
