Yükle Gelsin!

Doğru bir bilgi ayakkabılarını giyemeden, yalan dünyayı dolaşır demiş üstad. Batman filmiyle ilgili son gelişmelerde de böyle oldu. İnsan ırkı olarak bize konfor veren dayanaksız bilgileri, potansiyel olarak rahatsız edici gerçeklere her zaman yeğlediğimiz için, DC Comics hayranlarına, DC’nin sinemadaki makus talihini yenmesi için Ben Affleck’e bel bağlayanlara…

Göç, her zaman dünyanın en büyük problemlerinden biri oldu; sadece önem sıralamasında bu kadar yükselecek kıvamda gerçekleşmesi yeni bir durum. Burada geçmiş ve günümüzle ilgili bir kıyas yapmamıza gerek yok, durum ortada, göç yirmi ve yirmi birinci yüzyılın en üzerine konuşulan, tartışılan, taraftarlığı yapılan hususlarından biri. Son birkaç yılda, açık…

Az sonra okuyacağınız yazı, umuyorum ki, felsefi bir dayanak noktasından varoluşsal birkaç soru sorup, kendince cevaplayan bir sanat eserinin katmanlarını incelemeye çalışacak. Bunu yaparken, sizin bireysel inançlarınıza dayanarak gücendirici bulacağınız birkaç cümle de kurabilir. Eğer yaratıcı ve/veya hükmeden bir veya birkaç ilahın farazi aksiyonları ve bunları bu şekilde yorumlayıp kabul etmenin…

The Get Down’ı izlediyseniz, ya da genel olarak hip hop müziğin ortaya çıkışına hakimseniz, esasında bugün maço bir bravado ile anılan bu müziğin baya baya geek çocuklar tarafından ortaya çıkartıldığını görürsünüz. Baz Luhrmann’ın The Get Down’ın final düellosunda Shaolin Fantastic’in şarkısını Star Wars introsuyla başlattırması tesadüfi değildir, hakeza…

Agents of SHIELD’ı izlemeye son gaz devam mı arkadaşlar? Eğer öyleyse, sizlerle paylaşmak ve hatta üzerine getireceğiniz yorumlar ışığında bunun olabilme ihtimalini tartışmak istediğim bir iki mesele var. Ne dersiniz, çalayım mı bi’ on dakikanızı? Öncelikle belirteyim ki, Agents of SHIELD’da güncelde olmayanlar, yani haftası haftasına izlemeyenler, yazının devamına…

Agents of SHIELD’ı izlemeye son gaz devam mı arkadaşlar? Eğer öyleyse, sizlerle paylaşmak ve hatta üzerine getireceğiniz yorumlar ışığında bunun olabilme ihtimalini tartışmak istediğim bir iki mesele var. Ne dersiniz, çalayım mı bi’ on dakikanızı? Öncelikle belirteyim ki, Agents of SHIELD’da güncelde olmayanlar, yani haftası haftasına izlemeyenler, yazının devamına…

Amerikan yayın organı The Atlantic, geçtiğimiz vakit çok enteresan bir makale yayınladı. Adrienne LaFrance imzalı, bizim de Engadget’ın geri paylaşmasıyla gördüğümüz bu kısa makale; temelinde ilginç bir çıkarımı konu alıyor: Mark Zuckerberg’in ileride Amerikan Başkanlığına adaylık düşündüğü çıkarımı. Üstelik LaFrance’ın bu çıkarımını dayandırdığı birkaç çok enteresan ve ikna edici…

John Hurt’ü kaybettik. İngiliz sinema, tiyatro ve televizyonunun en çalışkan, en verimli, en çeşitli ve en klas adamlarından birini kaybettik. Hurt, nesiller ötesi olan aktörlerden biriydi. Dönemler ötesiydi, trendler üstüydü. Ve ilginçtir, hep bizim buralarda ikamet etti Hurt. Dışarıdan bakılınca bombastik sesli, asaletli bir İngiliz aktörüydü, lord gibiydi. Hep Shakespeare…

Bakın inanamayacağınız kadar. Aklınız hayaliniz alacak sanıyorsunuz şu an. Bizim Flash gömmeleri, Arrow gömmeleri izleyip çıkardığınız kadarıyla kafanızda bir portre var. O portre sınırları dahilinde bir şeyler yapmışızdır sanıyorsunuz. İki şaka, iki komiklik, bir koltuk, üç kişi. Sandığınız şey bu. Yanılıyorsunuz. Dawn of Justice dendi, gömdük. Flash, vurduk.…