Yükle Gelsin!

Bir gün, ki umarım o günü iki gözümüzle görmek zorunda kalmayız, Martin Scorsese bu dünyadan göçüp gittiğinde adını sinema tarihinin altın sayfalarına tartışmasız, sorgusuz ve sualsiz bir biçimde yazdıracak. Aynı Chaplin gibi, Griffiths gibi, Tarkovsky gibi, Bergman gibi, Welles gibi, Kurosawa gibi; kendisinin de Hugo’da şapkasını saygıyla çıkarttığı de Méliès gibi; Scorsese’nin sureti de yedinci sanatın Rushmore Dağı’na kazınacak. Bu…

Teoriler, teoriler… Bir yapımı teorilerle genişletmek ve sınırsız ihtimallerle renk katmak kadar eğlencelisi yok doğrusu. Hayranların kendi çıkarımlarına dayanarak ortaya attıkları teorilerin bazıları, gerçekten kayda değer ve olabilecek bir ihtimaldeyken bazıları da tam aksi şekilde oldukça imkansız bir vaziyette. Peki Harry Potter evreninde bitmek bilmeyen teorilerin ucuna bir…

Guardians of the Galaxy’nin eğrileri ve doğruları oturulup tartışılabilinir. Çokça yazılıp çizildi zaten üzerine. Bir kesim filmin daha hafif ve vurdumduymaz tonunu çok beğendi. Özellikle filmin mizah yönü epey bir övüldü hayranlar tarafından. Bir kesim de son dövüşün dans ederek çözüldüğü bir filmi fazla çocuksu buldu. Hemen hemen her geek kavgasında olduğu gibi, bu…

Arrival, hakkında konuşması zor bir film. Çünkü filmi sevip sevmeyeceğiniz onu nasıl yorumladığınıza bağlı. O yüzden gelin bu yazıyı genel bir film incelemesi yerine benim nezdimde şekil bulan yorumu olarak düşünelim. Bu durumda yazının spoilerla dolup taşacağını tahmin edersiniz fakat ben kendini tutamayıp film hakkında görüş almak isteyerek yazıya…