Şimdilerde hala Fantastic Beasts and Where to Find Them’in hype treni üzerinde yokuş yukarı bir yolculuk yapıyoruz. Film bugün vizyona girdi ve muhtemelen akşam saatlerinden itibaren internet malum…
Bu Hollywood’un reboot trendi sizi de germeye başladı mı? Kaç zamandır ne yazsam diye dolaştığım tüm sitelerde ya “güzel filmdi, şimdi dizi oluyor” ya da “eskiden popülerdi ya, şimdi yeniden yapılıyor” haberleri. Hayır…
Dünyanın gelmiş geçmiş en meşhur oyun müziğinin ne olduğuna dair dünya üzerinde herhangi bir kişinin şüphesi var mı? Elbette cevap Super Mario Bros’un Level 1-1 şarkısı. Dünya sadece Mario’nun…
Thor: Ragnarok’un inceleme ambargosu resmen kalktı. Yani filmi erkenden izleyen Amerikan eleştirmenler için artık incelemelerini cümle alemle paylaşma vakti. Bizim filmi izlememize bir müddet daha süre var, zira…
Çok genelgeçer bir kanundur: Sporla ilgili olarak devlet büyükleri yorum yapıyorsa, genelde bu yorumları ciddiye almak hata olur. Spor sporcunun bileceği, idarecinin ürünleştireceği, seyircinin de keyifle tüketeceği bir…
Yükle Gelsin!
Şimdi evveliyatla var olan şeyi iyice bir izah etmek gerek. Nedir o? DC Comics için bir süredir garip sesler yükseliyor kulislerden. Bu sesleri yükselten birincil şey, pek çok amiral gemisi DC Comics serisinin, firmanın kutsal rakamı olan 52. Sayılarına yaklaşıyor olmasıydı. Bu yetmezmiş gibi, ufak ufak dedikodular gelmeye…
Batman v. Superman: Dawn of Justice ile ilgili bilmediğimiz şeylerin sayısı, tahmin ettiklerimiz ve fragmanlarda gözümüze sokulanları net bir şekilde aşıyor olsaydı, şu an cümleten daha ferah bir konumda olabilirdik büyük ihtimalle. Olmadı. Snyder ve Warner Bros., filmi daha agresif bir şekilde tanıtmayı seçti; bir de ekseriyetle sızıntıların…
Size üzerine düşünmediğiniz müddetçe çok da fark etmediğiniz bir şey söyleyeceğim: Ay’ın nasıl oluştuğuna dair net bir bulgumuz olmadı bugüne kadar. İnsan her zaman yanı başında olduğu için, pek dikkat etmiyor. İster istemez Ay’ı anlamayı çoktan aştığımızı, gözümüzü göremediğimiz gezegenlere diktiğimizi falan düşünüyor; ama hayır, biz daha henüz…
Agent Carter’ın atmosferini çok seviyoruz. Birinci sezonda New York’un o kasvetli, noir havasını siyah ekrana son derece başarılı aktaran dizi ekibi bu sezon da Los Angeles’ın pastel renkli ve güneşli görüntüsünü aynı başarıyla aktarmakta kararlı gözüküyor. Bu başarıda set tasarımının, kostüm ve makyaj ekibinin, sanat yönetmeninin payı elbette…
Daha önce pek çok kez söyledim, ama bir daha altını çizmekte fayda var. J. K. Rowling’in Harry Potter mitolojisine olan post-müdahil yapısından dev rahatsızım. Çünkü bunlar genelde kaliteli müdaheleler olmuyorlar. Ekseriyetle, kitaplar yayınlanırken gösterme cesaretinde bulunmadığı duyarı şimdi uydurmak –“Ben Hermione beyaz mı dedim?” ya da “Dumbledore gay’di,…
Bakın, şu dakikaya kadar Deadpool ile çekincesi olan biri var mı bilmiyorum, varsa da ben görmedim. Ama eminim, bir yerlerde filmle ilgili kaygıları olan kaldıysa, o kaygıların arasında “film yeterince ayıp olmayacak mı acaba?” yoktur. Olamaz yani. Film Amerika’da 17 yaş altına, İngiltere’de 15 yaş altına gösterilmiyor; Çin’de komple yasaklandı. İki “sert” fragmanında da zaten kan…
Hayatta bazı cümlelerin objektif olduğuna inanıyorum. Gerçekten. Bazı şeyler çok ortada, kabul, ama bence bazı cümleleri de budayıp şekillendirerek, baya doğanın kanunu hâline sokmak mümkün. İşte o cümlelerden birinin de, Ubisoft’un 2007’den beri yayınladığı Assassin’s Creed serisiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Hazır mısınız? Geliyor: Assassin’s Creed serisi, Rönesans İtalya’sında geçtiği günlerinden sonra…
Legends of Tomorrow’un birinci sezon, ikinci bölümü de izlendi; durum hafiften kötü koku vermeye başladı, yalnız biz yine de sevecen yaklaştık diziye. Keyifli şeyler oluyor vesselam, alın bakın, ne kadar da tatlı tatlı kıyamamışız diziye. Arthur Darvill’den falan mı ki acaba? Allah Allah! https://www.youtube.com/watch?v=kgKTXIgk1GU
YouTube dünyalarının en çiçek dizi muhabbet programı Geek Muhabbeti, Arrow’un dördüncü sezon, on birinci bölümünü aldı karşısına; “bak beyim” dedi, “sana iki çift lafım var” diye başladı. Sonrasında Arrow’un yapımcıları, üzüle üzüle kendilerini derbeder etmişler anlaşılan, yazık üzgün üzgün kaldılar. Üzülmeyin ya üzülmeyin, işte gömmek mömmek için de olsa…
Bana şu dünyada en acayip gelen şeyler listesinin yukarılarında bir yerlerinde Google’ın uç teknolojilere yaptığı yatırım duruyor. Biz çoğunun haberini bile almıyoruz, çünkü çok büyük bir ağırlığı hiçbir zaman kapının dışına çıkmıyor; ama Google devamlı AdSense, Android ve YouTube’dan kazandığı parayı çok acayip, akıl almaz deneysel şeylere harcıyor.…
