Kendi sinemamızı çok ihmal ediyoruz gibi hissediyorum zaman zaman. Bütüne baktığımızda iyi işler azınlıkta kalıyor olsa da onlara karşı bu kadar umursamaz olmamızı hak etmiyorlar. Bu hafta daha…
Amerika’yla ilgili kültürel olarak anlamanız gereken bir şey var. Bütün bu gördüğünüz politik doğruculuk çağrıları, kurulan sivil inisiyatifler, örgütlenmeler ve bunun sonucunda gelen yaptırımlar temelde Amerika’nın “sen yap”…
Son zamanlarda en çok bomba haber patlatan reboot olan Hellboy’dan yine aynı patlama kuvvetinde haberler gelmeye devam ediyor. Hem de öyle böyle değil. İlk göz ağrımız olan ve…
Şu sıralar Marvel cephesi The Defenders ile çalkalanıp duruyor biliyorsunuz ki. Ama New York sokaklarını koruyan yasadışı ekibimizin kahramanları ve elbette onların solo dizilerine dair gelen haberlerin de…
The Defenders daha taptaze şekilde izleme listemizi işgal ediyor. Henüz dizi izlemeye 8 saatini ayıramayanların heyecanı ise sıcak. Ama üç yılda beş dizi, altı sezon yayınlayan Marvel-Netflix ortaklığı, bize nefes…
Yükle Gelsin!
Daha önce de söyledim, ama dürüst olmak gerekirse ne kadar altını çizersem çizeyim hakkını veremeyecekmişim gibi hissediyorum: Ben hayatımda Arkham Knight’ın PC çıkışı kadar büyük bir video oyun rezaleti görmedim. Vaktinde uzun uzun yazdık zaten. Koskoca Warner Bros., koskoca Rocksteady ve koskoca DC Comics markaları bir araya gelince,…
Şu an berbere dahi gitseniz, muhtemelen bir noktada muhabbet dönüp dolaşıp kıyısından uluslararası ilişkiler ve yabancı politikaya değinirse, Çin’in yükselişine gelecektir. Artık okula yeni başlayan beş yaşındaki çocuklar bile Çin’in ekonomik olarak, hem üretim, hem finans hem de hizmet sektörlerinde dünyanın sayılı güçleri arasında yer aldığını ve yükselişinin…
Okurlarımızdan Enki Bircan, geçenki Jessica Jones fragmanı haberimizin altına yaptığı bir yorumda Brian Michael Bendis’ten böyle bahsetmişti. “Marvel için geleceğin Stan Lee’si” demişti Enki. Biz bu tanıma harfiyen katılıyorum. Brian Michael Bendis, Marvel markası için 60’larda Stan Lee ne yaptıysa, benzerini 90’lar ve 2000’li yıllarda yaptı. Yapmaya da devam…
Dünyadaki en büyük video oyun ekollerinden biri Japonya muhtemelen. Şu hayatında, kendine “oyuncuyum” deyip de, bir noktada bir Japon oyununa saatlerini gömmemiş olan var mıdır? Zannetmiyoruz. İster Final Fantasy olsun, ister Super Mario hepimiz bir şekilde Japonya’nın güzide kültüründen çıkıp gelen oyunları oynadık. Yalnız, hepsini de yaratıcılarının niyetlendikleri adlarıyla oynama fırsatımız olmadı. İşte…
Bütün Star Wars teorilerini tek videoda çekirdek gibi çitledik. Muhteşem gaz iki teaser ve bir ketum fragman sonrasında, yazdık, çizdik, bir de üstüne 10 dakikalık muhabbetimizi patlattık. Buyrun! https://www.youtube.com/watch?v=zrg9P8DmS3U İzlemediyseniz, fragman da aşağıda: https://www.youtube.com/watch?v=kJAaEP7ZF5A
İtiraf edeyim ki puzzle oyunlarıyla aram hiç iyi olmadı. Bir bölümü geçmek için kafamı yoruyorsam bu bana genelde kısa bir süre için haz verir. Zira karşıma bir zeka sorusu çıktığında refleks olarak cevabına bakan bir adamım ben. Ama işte bütün bunların haricinde, tarzlarına bayıldığım küçük bir ekip var ve stüdyo bu sefer de…
Şu dünyada Sherlock kadar acayip bir dizi daha yok muhtemelen. Başrollerinin başarısı desen dağları taşları aşan, senaristlerinin klası desen insanı Wikipedia’da okudukça ihya eden, efsanevi bir karakteri modern zamana uyarlama konusunda kusursuz bir başarı göstererek hem eski toprakları, hem de yeni nesli parmaklarının ucunda oynatan; ama buna rağmen iki senede…
Evimin biraz Nanda Parbat’a yakın yüksekçe bir yerde olması sebebiyle hasta olup geçen hafta Star City ile ilgilenemedim. Bolca Mirakuru ve nane limonun ardından yeni yeni kendime geliyorum. Bu esnada şehirde elbette güzel bir gelişme yaşanmamış. Oliver ve Thea’nın aile dostları Jessica Danforth, belediye başkanlığı için adaylığını koyduysa…
Harry Potter’ın ilk filmini izlediğimde “Resmen küçük çocuklar için yapılmış” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Zaman ilerleyip popülerliği arttıkça kitlesini ve dolayısıyla içeriğini de olgunlaştıran seri artık benim gibi eski kurtlara bile hitap eder hale gelmiş, kendini fantastik kurgunun önemli isimlerinden biri haline getirmişti. J.K. Rowling’i sırf bunun için bile…
David Goyer ismini kesin bir yerlerde duymuşsunuzdur. Kendisi bizim buralarda sözünü ettiğimiz çoğu işe yazar olarak imza atmış bir isim. Dark City, Nolan’ın The Dark Knight üçlemesi, Blade gibi süper işleri olduğu gibi, Jumper, Ghost Rider: Spirit of Vengeance, Blade Trinity gibi ortalama altı işleri mevcut. Kendisi DC’nin Extended Universe’inin de önemli…
