Yükle Gelsin!

Ben bu işin baya kötü tarafında olduğumun farkındayım; o yüzden bu itirafım size samimiyetsiz gelebilir: Ama modern eğlence sektörünün pazarlama taktiklerini “filmle ilgili ilgi çekebilecek her türlü şeyi izleyicinin önüne yığ” tipinde geliştirmesinden felaket rahatsız oluyorum. Eşe dosta dinletebildiğim ölçüde “medya karartmasına girin” diyorum. Yani belirli bir noktadan…

İnternetin muhtemelen ısıtıp ısıtıp tekrar masaya koymayı en sevdiği içeriklerden bir tanesi “Harry Potter oyuncularına şimdi ne oldu?” tipi, ana öğrenci kadronun küçüklüğünden birer resim alıp, şimdi ne işlerle meşgul olduklarını incelemek büyük ihtimalle. Bu tip içeriklerde de hep dem vurulan birkaç şey var. Birincisi, Neville Longbottom’ı oynayan…

Geçen gün Top Gun 2’nin geleceği haberini paylaşırken söylemiştik; Hollywood’da önümüzdeki yıllarda bitpazarı tarafına doğru sağanak bir yağış bekliyoruz. Mad Max: Fury Road ve Jurassic World’ün sırasıyla eleştirmen ve gişe taraflarından inanılması güç fetihlerle dönmesi, Terminator: Genisys’in James Cameron’ın onayını alacak –ama çok da öyle yükselinmeyecek- denli saygı…

Baştan bana çok acı veren itirafımı yapayım: True Detective’in ilk sezonu sevdiğim ve saydığım herkesten salyalı sümüklü övgüler aldı, ama ben buna rağmen diziye ısınamadım. İlk bölümünü edinip izlediğimde, doğru kafada olmadığımın farkındaydım. Matthew McConaughey konuşmaya başladı, bir sigara yaktı, dumanını saldı, konuşmaya devam etti. Araya gizemli gizemli görüntüler…

Artık biraz bilim kurgularda seyrettiğimiz dünyalarda geziniyoruz; bunun farkında mısınız? Eskiden çok uçuk gelen şeyler, artık yavaş yavaş dilimizde normalleşiyorlar. Üç boyutlu yazıcılar birkaç seneye eve girecekler, hologram dediğimiz şeyler konserlerde sahneye dikileli yıllar oldu, ciddi ciddi Mars’a koloni kurmanın hesapları yapılıyor… Bunların yanında bir de, yapay zekalar…