Yükle Gelsin!

Modernizm’e kadar gördüğümüz şiirlerde, anlatıcı şair değildir. Yazar, şairdir elbette, yani yazdığı şeyden elbette ki sorumludur fakat anlatıcıdan bahsederken farklı bir karakterden söz ediyor oluruz. Shakespeare’in sonelerinde örneğin, Gizemli Kadın’a haykıran kişi Shakespeare’in kendisidir diyemeyiz, “anlatıcıdır” deriz. The Love Song Of J. Alfred Prufrock şiirinde anlatıcımız TS Eliot…

Birbirinden farklı platformlar tarafından her gün üstümüze, birbirinden farklı onlarca içerik atılıyor. Artık bu duruma o kadar alıştık ki resmen içerik arsızı olduk. Eğer bir ayda, belirli bir sayının altında film ya da dizi çıkarsa burun kıvırmaya başladık. Fakat bazı zamanlar, bu içerik bolluğu içerisinde kaybolabiliyor; tüketmekten keyif…

Merhabalar, İskandinav mitolojisi sevdalıları dostlarım! Hellblade 2 fragmanında duyduğumdan beri müziklerini büyük bir aşkla takip ettiğim, İskandinav mitlerinden büyük ölçüde ilham alan bir grubun yazısıyla geldim bugün size. Konsept albümlerden bahsedip duruyorum, “konsept grup”lardan ise pek bahsetmiyorum. Bugün bahsedeceğim grubun albümleri için konsept demek grubun genel estetiğine ve…

Marvel’ın dördüncü fazını başlatan dizi WandaVision, ilk sezonunun sekizinci bölümüyle de sektirmeden bizi ekranların başında tutmayı başardı. Bazen oturduğum yerden, diziyi izlerken nasıl heyecanlandığıma, sonraki bölümü nasıl beklediğime şaşırırken buluyorum kendimi. Bu bölümde, birkaçına şuradan ulaşabileceğiniz büyük sorularımızın çoğuna cevaplar aldık fakat bazı şeyler de azıcık tadımızı kaçırdı;…

Simülasyon kelimesini çoğunlukla, kafamızda soyut olarak canlandırsak bile somut koşullar altında ve sıklıkla da bilgisayar ile bağlantılı şekilde düşünüyoruz. Yeni dosya konum simülasyonlar olarak belirlendiğinde, aklıma gelen ilk şey bu olmuştu. Öyle ya, bu kelimeyi zaten bir sistem, sistemin araçları ve bir de bilgisayar programı aracılığıyla gerçek şeylerin…

Genel anlamda mitolojik anlatılardaki tanrıların ne denli dramatik figürler oldukları konusunda artık hepimiz hemfikir olmuşuzdur diye düşünüyorum. Dramatik girişler ve çıkışlar yapmak konusunda üzerlerine yok. Hatta bazı anlatılarda kendi hayatlarını ve masum insanların hayatlarını belli bir amaç doğrultusunda yok etmek veya tehlikeye atmak, onlar için yalnızca sıradan bir…

Bakın hiç lafı uzatmadan söylüyorum: WandaVision dizisi artık resmi olarak aklımızla dalga geçiyor. Her bölüm çıktığında bilgisayarımızın başına oturuyoruz, teoriler yazıyoruz, konuşuyor, ediyoruz ama bir sonraki bölüm çıktığında neredeyse bir önceki bölümde konuştuğumuz her şeyi silip en baştan yazıyoruz. Bu dizi artık teori tutmaz oldu, aldı başını gidiyor.…