The Mandalorian’ı harika bir sezon finali ile uğurladık, ciğerlerimizi masada bırakıp hayatımıza devam etmeye çalışıyoruz. Peki her şey bu kadar mıydı? Kesinlikle değildi. The…
2020 yılı bir şekilde, topallayarak da olsa uzaklaşıyor. Artık önümüze bakma vakti. Ve önümüze bakınca da ister istemez şunu görüyorum, bu yıl ne kadar…
Çoğu zaman başrol oyuncularının kaprisli olduğu ve set çalışanlarına bağırdığı ne yazık ki hepimiz tarafından kabul edilen bir gerçek. Yani bunun hakkında hiçbir şey…
Daha bundan birkaç gün önce Star Wars serisinin en yeni filmi olan Rise of Skywalker fragmanını paylaşmış ve sormuştuk; her şey çok mu sıradan yoksa biz mi soğuduk?…
Geçtiğimiz hafta perşembe günü Altered Carbon dizisinin ikinci sezonu iki yılın ardından bizlerle buluştu. Biz de oturduk sindire sindire diziyi izledik, üzerinde düşündük ve sonunda ikinci sezonu incelemeye…
Geekyapar, geride bıraktığımız yılın en iyi işlerini seçmeye başladı! Bugünle başlayarak, bundan sonra -yine geçen seneki gibi, hatta bu metni bile geçen seneden kopyaladık, çünkü mantık aynı, bir de…
Günümüz geek aleminin içeriği çok geniş olduğu için her konuşulanı duymak, her tartışmayı anlamak, her sevinilen şeyin içeriğini bilmek imkansız tabi. Bu çizgi roman analizimiz de, “Wolverine 3 var ya, Old…
Okült meraklıları buralarda mı? Yazı serimizin son yazısına ulaştık da, o bakımdan rahatsız ediyorum. Üç koca yazı boyunca okült konuşup, büyüyle ilgili bir şeyler yazmamak olur muydu? Zinhar…
Geçtiğimiz yıl biz oyun severler için ne kadar mükemmel bir yıldı ya. God of War ile Red Dead Redemption’ın “Yılın En İyi Oyunu” için mücadeleleri, Assasin’s Creed Oddys,…
Vedalardan nefret ederim. Özellikle de çok uzun zamandır bir parçam olan şeyler ve kişilerle olan bağımı koparmak zorundaymışım hissinden… Hoş değil. Belki bazen buruk bir gülümsemeye sebebiyet veriyor;…
Yükle Gelsin!
Bu sitede birçok diziye yer verdik. Gerek övdük, gerekse gömdük. Hep güncel kalmaya çalıştık, her geçen gün artan dizi okyanusunda kıyıda kalmayalım dedik. Fakat eğri oturup doğru konuşalım; yılda hatta günde kaç dizi çıkarsa çıksın hepimizin vazgeçemediği diziler var. Yeni bir diziye başlama kararından bizi vazgeçiren, beşinci kez…
Bildiğiniz gibi Westworld dizisi üçüncü sezonuna başladı biz de hem çok çok sevdiğimiz bir dizi olmasından hem de itiraf etmek gerekirse dizi ve filmler için çok kısır bir döneme denk geldiğinden adeta görmemiş gibi saldırdık, ilk bölüme uzun bir inceleme de yazdık. Ama ikinci bölümü izlerken sanki biraz…
Dün, eğer Netflix ile anlaşılmasaydı haberimin bile olmayacağı bir film izledim. Filmin adı The Platform, özgün adıyla El hoyo. (Eğer izlemediyseniz hemen izleyip bu yazıya geri dönün, eğer hâlâ izlemediyseniz Parasite’ı da izleyin lütfen.) Film, çok katlı bir hapishanede geçiyor, can alıcı nokta ise şu: Tek bir masa,…
Beth Lewis’in 2016’da yazmış olduğu Kurt Yolu, İthaki Yayınları çevirisi ile bizlerle buluşuyor. Bu sırada da bir apokaliptik kurguyu barındıran bu kitaba dair bir fikir edinmek isterseniz diye sizlere ön okumasını sunmak istedik. İyi okumalar efendim! Beth Lewis KURT YOLU Çeviren: Özge Onan Eski “Ben”in Sonu Meşe ağacının…
İnsanlar olarak garip şeyler yapıyoruz. Çok tuhaf huylarımız var. Çoğu zaman doğadan, doğamızdan öyle sapmış oluyoruz ki ağzım açık kalıyor. Kendi kendimizi durdurma yeteneğine sahibiz. Başka hayvanlar bunu yapmıyor yani. Hiçbir hayvan tuzlu yememeliyim demiyor. Başka kimse söylemek istediğini yutmuyor. Herhangi bir şey söyleme yetenekleri de yok orası…
Scrabble, bugün çoğu insanın aşina olduğu ve dünya çapında oldukça popülerleşmiş masa oyunlarından biri. Üstelik oynanışı gerçekten çok basit olan ama bu basitliğe rağmen keyifli bir şekilde oynanabilen bir oyun. En basit tanımıyla oyundaki taşlar olan harflerle anlamlı kelimeler oluşturduğunuz bir masa oyunu Scrabble. Peki bu oyun kimin…
Bütün dünyanın ev karantinası girdiği şu günlerde geek alemi adeta ölü dönemini yaşıyor. İlk başlarda iptal haberleri vermeye çalışsak da daha sonra o kadar fazla iptal haberi geldi ki artık bunun bir haber olmayacağını düşündük ve yazmamaya başladık. Eh, iptal haberlerinden başka bir şey de gelmeyince hepimiz oturduk…
Öyle ya da böyle, insanlığın en büyük arzusu hayatta kalmak. Eğer hayatta kalmak sizin içi dert değilse, metropolun ortasında yaşıyorsanız mesela, ikinci sıradaki arzunuz da elbette mutlu olmak. Yaşıyoruz tamam ama nasıl yaşıyoruz? Mutlu ve huzurlu olmak, refah sahibi olmak önemli bir şey. Yıllarca filozoflar da bu sorunun…
Mizah üzerine düşünmek, mizahı gerçekleştirmekten çok daha kolay. Neye güleceğimizi, hangi şartlar altında güleceğimizi, neye niçin gülmeyle karşılık verebileceğimizi az çok, bizi güldüren yahut güldüremeyen insanlar aracılığıyla kestirebiliyoruz. Hatta geri dönüşler yapıp, şöyle desen daha komik olurdu diyecek kadar ileri bile gidebiliyoruz belki. Uygulama kısmı ise o kadar…
Komedi söz konusu olduğunda, herkes için değişen birtakım şeylerden söz edebiliyoruz. Bazılarımız materyalini gündelik hayattan alan esprilere gülüyor, bazılarımız absürt durumların yarattığı çelişkileri tercih ediyor; bazılarımız ise her cümlede biraz daha sertleşen iğnelemeyi hepsinden daha komik buluyoruz. Ne olursa olsun gülmek her zaman bir ihtiyaç, bu ihtiyacın da…
