Çağımız her şeyin suyunu (siz isterseniz başka tabir kullanın) çıkarma çağı olmuş, dün öğrendiğim bir olay bana bunu gösterdi. İnsanlar artık bölümü, açılış ve…
Sevgili Geekyapar takipçisi, bir süredir aklımı gıdıklayan, kafamda çeşitli muhakemelere sebep olan ve üzerine yazmak istediğim ama ne yazacağımı bilemediğim bir soru var: “Geeklerin…
İşte hayranların keyif alacağından emin olduğum Doctor Who minimalist poster sanatı! Müthiş bir koleksiyona sahip. Oluşturulan her afiş bağlı oldukları seri ve bölüm hakkında…
Konudan konuya geçmeli, imalar içeren bir girişten çok uzak; direkt habere dalan bir başlangıç yapmak istiyorum bu sefer. Hodri meydan: Disney sen ne yaptın acaba?! Canlı uyarlaması yapılacak…
2017’yi parça parça baştan almaya, küçük kısımlarını didiklemeye; nasıl geçti gözümüzün önünden şöyle bir akıtmaya hep beraber başlıyoruz! İlk etabımız diziler. Nereden nereye geldik; neler geçti başımızdan, nelere…
Sabah aldım haberi. Yataktaydım, uyanmış, miskin miskin tableti kurcalıyordum. Manşeti gördüm. “Nintendo başkanı Satoru Iwata, 55 yaşında hayatını kaybetti” yazdı. Arada önüme düşen o sahte başlıklardan biri sandım,…
Frank Miller’ın yazıp çizdiği Sin City, çizgi roman sevenlerin gönlünde ayrı bir yere sahip işlerden biriydi. Görsel tarzı ve karanlık ana temasıyla Frank Miller’ı efsane yapan eserlerinin de…
Arkadaşlar ben… ben kendimi çok iyi hissetmiyorum. Hatırlarsanız, vakti zamanında size Sonic the Hedgehog’un canlı bir filminin yapılmakta olduğu haberini vermiştik. Gelmiş geçmiş en kötü oyunlardan biri kabul…
Geçtiğimiz günlerde, kuranlar affetsin adını şu an anımsayamadığım bir sitede Brooklyn Nine-Nine’ın içinde bulunduğu, başlığıyla kafamda cam kıran bir listeye denk geldim, adı: “İnsanların birbirlerine iyi davrandığı X dizi”…
Dünya Kupası’na katılma hakkı, en son baktığımızda; sadece gerçek ülkelere verilen bir hak, ancak insan bazen bunun böyle olmamasını dilemeden edemiyor. Kurgu evrenlerden gelen uydurma uluslara da kontenjan açılsa, her…
Yükle Gelsin!
Wreck-It Ralph, 2012’de Disney Animation etiketiyle vizyona girmiş ve cümleten sevgimizi kazanmış bir animasyon filmdi. Mazisinde The Simpsons ve Futurama ile iki Emmy ödülü bulanan Rich Moore tarafından yönetildiği, sonradan Frozen ile Oscar kazanacak Jennifer Lee ve Hollywood’un radarına Cedar Rapids senaryosuyla giren Phil Johnston tarafından yazıldığı, başrolleri de John C. Reilly ve Sarah Silverman tarafından başarıyla üstlenildiği için sevgimizi kazanması şaşılacak şey değildi elbette. Ancak…
Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz günlerde Blizzard’ın gönlü geniş, gözü pek güzel insanı Jeff Kaplan resmi forumlarda kendisine “E hani 27. kahramanla ilgili ipucu” diyenlere “Beşinci günün şafağında Twitter hesabına bakın” çekmiş; Twitter hesabı da kısa bir hikaye paylaşıp hayranları heyecanlandırmıştı. Kısa hikayede Ana, Torbjörn, Reinhardt gibi tanıdık karakterlerin yanında bir de Emre diye…
Ah o yere bakan yürek yakan kötüler, ah! Ana kahramandan çok daha sevip kalbimizin tahtında oturttuğumuz doyamadığımız; bir de en azından yüreğimizin kapılarını tıklatıp kaçan potansiyeli yüksek ama harcanmış o şahane karakterler… Son zamanlarda sürekli aklımda dolaşan bir düşünceydi bu yazı fikri aslında. Neden Kingpin, Kilgrave veya Cottonmouth…
Bugün sizlere hem Anytown: Garage Sale Monsters’da kullanıyor olduğum, hem de daha önceki oyunlarımda kullandığım ve çok faydasını gördüğüm bir tasarım yönteminden, tasarım sütunlarından bahsedeceğim. Oyunlar hemen hemen tüm dinamiklerini eğlence üzerine kurdukları için, her oyun bir bilinmeyene yolculuktur. Ve bu yüzden bir oyunu tasarlamanın tek bir doğru…
Mazisinde The Authority, Kick-Ass, Kingsman ve Wanted gibi orijinal eserlerin yanı sıra her biri çizgi roman tarihine farklı açılardan damga vurmuş Civil War, The Ultimates ve Ultimate Fantastic Four gibi hikayeler bulunan usta yazar Mark Millar, geçtiğimiz günlerde Yahoo’ya verdiği bir röportajda neden Marvel filmlerinin yüksek başarısına rağmen DC tarafının tatsız bir sinematik evrenden ötesine…
The Last of Us, oynamaktan gurur duyduğunuz oyunlardan biriydi; eminim oyuna değmiş veya oyunun dokunduğu kiminle konuşsanız böyle söyleyecektir. 2013 yılında Naughty Dog stüdyosu tarafından geliştirilip Sony tarafından piyasaya sürülen gizlilik-aksiyon oyunu duygulandırıcı hikayesi ve iki başrolü Joel ve Ellie arasındaki dudak uçuklatan dinamik ile aklımızı başımızdan almış, çıktığı senenin de belki de en iyi…
Eğer -belli ki 2017’nin en büyük kültürel fenomenlerinden biri olacağı şimdiden kesinleşmiş- Black Panther’ı izlemediyseniz yazının bundan sonrası spoiler olacak. Hatta baya baya filmin sonuna dair spoiler olacak, o yüzden yanlışlıkla yazıya giren arkadaşlarımızı ve bunu Facebook önizlemesinden takip edecek masumları kurtarmak adına şuraya güzeller güzeli Shuri’nin bir resmini koyuyoruz, ardından da…
EA yıllardır oyun dünyasının en sevimsiz şirketlerinden biriydi, yıllardır. Ben küçükken oyun dergilerini alırdım ve orada Electronic Arts’a gömerlerdi. Çünkü Electronic Arts, Origin ve Westwood gibi insanların hayallerine üflemiş stüdyoları alıp kendi kurumsal çenesinde çiğneyip geri tükürmüştü; dönemin oyuncuları bunu asla affetmediler. Gençlik yıllarım insanların EA’e ardı ardına çıkardığı anlamsız Sims ek paketleri ve hiçbir…
90’lar sonundan 2000’ler sonuna kadar Nokia’nın cep telefonu pazarında sürdüğü hükme benzer bir market dominasyonunu ben kendi payıma hiçbir sektörde, hiçbir marka için görmedim; belki bir dönemin Windows’u hariç. Hemen hemen hepimiz için “cep telefonu” demek Nokia demekti o dönemler. Fakat gün geldi, devran döndü; Finlandiyalı firma akıllı telefon çağına yetişemedi. Nokia’nın…
2013’te Windows ve macOS için piyasaya sürülen; sonrasında da sırasıyla Linux, iOS ve Vita platformlarına uyarlanan Papers, Please’i oynamış mıydınız? Cevabınız “Evet” ise, kendisinin muhteşem bir kısa filme uyarlandığını duymak hoşunuza gidecektir. Cevabınız “Hayır” ise, önce gelip şu kısa filmi izlerseniz; ardından da münasip platformlardan birinde oyunu oynamak için yoğun bir hisse bürüneceksiniz. İddialı değil, kendinden…
