Bu senenin eylül ayında Community dizisinin yıllardır istenilen filmi, sonunda onaylanmıştı. Filmin senaryosunu Andrew Guest ile birlikte yazan ve dizinin de yaratıcısı olan Dan…
The Beatles, Ana de Armas, Amazon Prime, Universal Studios ve hatta Marvel ve Star Wars külliyatını elinde bulunduran Disney. Bunların birbiriyle ne alakası var…
Christopher Nolan’ın Cillian Murphy başrollü Oppenheimer filmi geçtiğimiz hafta yönetmenin patlama sahnesinde CGI kullanılmadığına yönelik açıklamalarıyla gündemimize düşmüştü; bizler de hazır yerlerimizi almışken, yayınlanan…
Elimizde bir yapı var. Bu yapı açılacak, insanlara bir hizmet ve/veya ürün sunacak, böylece gelir sağlanacak. Buraya kadar her şey tamam. Ama şöyle bir sorun var, bu binanın…
Boardgame denince akla gelen ilk oyunlardan biri hiç şüphesiz satrançtır. Herkesin oynadığı veya bildiği, hem basitçe oynanabilen hem de zihninizin sınırlarını zorlayabildiğiniz bir oyundur satranç. Aynı zamanda bir…
Korku edebiyatı denildiğinde akla gelen en önemli isimlerden birisi şüphesiz H.P. Lovecraft’tır. Nereden tanıdığınızı hatırlamıyorsanız ama adı tanıdık geliyorsa izin verin size şöyle bir hatırlatayım; bir eseri var…
Christopher Nolan ismine dair son aylardaki hafızamızı bir tazeleyeyim. WB ile yollarını ayırıp Universal Studios ile anlaştı, İkinci Dünya Savaşı’nda geçecek olan ve atom bombasının babası kabul edilen…
Ah ah. Bir diziye ne kadar heyecanlanabilirse o kadar heyecanlanıyor, bir dizi ne kadar beklenebilirse o kadar bekliyorum bu diziyi. Geçtiğimiz günlerde dizinin en önemli karakterlerinden biri olan…
Son birkaç gündür, 2018 FIFA Dünya Kupası başladığından beri evde geçen saatlerim benzer bir şablon dahilinde şekilleniyor: En münasip maçı aç. Cipsini kolanı koy, maçı seyret. Devre arasında bir Brooklyn…
Önceden uyarmak lazım olabilir diye hemen girer girmez söylemek istedik: Eğer Marvel’ın çizgi romanlarını güncel olarak takip etmiyor ve spoiler yemek istemiyorsanız, yazıdan birkaç adım uzaklaşmanız gerekebilir. Zira…
Bu sene sinema açısından öyle bir yıl oldu ki bir zaman yolcusu, doksanlardan günümüze gelip sinemada yayınlanan filmleri görse makinesinin çalışmadığını düşünür, morali bozulur. Aslan Kral, Dumbo, Aladdin…
Yazan: Berk Ökten Orta Dünya’nın belki de en çok dikkat çeken sakinleri Elfler üstüne yazılan şeylerin miktar olarak cidden haddi hesabı yok. Okçuluklarından sanatlarına, atlattıkları badirelerden şehirlerine kadar…
Şu satırlar muhtemelen elin parmaklarını geçmeyecek kadar az insana hitap edecek belki de ama ben yine de bunu kendime bir görev bildim ve sizlerle paylaşmak istedim. O yüzden…
Yükle Gelsin!
Hatırlar mısınız bilmiyorum, bundan birkaç yıl önce, The Last of Us’ın ikinci oyunu çıkmadan ve ikinci oyunun çevresinde, tüm oyuncuları utandırması gereken birtakım tartışmalar yaşanmadan evvel, bu müthiş oyunun başındaki isim Neil Druckmann, The Last of Us bir filme dönüşmesin diye açıklamalar yapıyordu. Olası bir film senaryosu düşünüldüğünde…
Star Wars’ın ne olduğunu anlatmaya gerek yok, bu siteye gelip de haber linkine tıklıyorsanız zaten büyük ihtimalle en az bir tane filmini izlemiş, bir çizgi filmine denk gelmiş ya da dolabınızın üstünde bir tane figürünü sergilemişsinizdir. Ana hatlarıyla orijinal üçleme olan 80’li yıllardaki filmleri, kimileri tarafından çok sevilirken…
Şimdi, öncelikle bir sakin olalım. Hepimizin bildiği üzere Doctor Who, yayın hayatına başladığı 1963 yılından itibaren bir beş-on yılda bir bozuyor ve izlenmez bir dizi hâline geliyor. İnternet ve dehşetli sosyal medyadan sonra zaman aralıkları da kısalıyor elbette, takribi olarak ya Doktor değişimlerine ya da hiç olmadı, her…
Geekyapar.com’un habercibaşı olarak bu zamana kadar bir çok fragman haberi yazdım. Bu yüzden artık itiraf etmenin zamanı geldi, fragmanlar yanıltıcı şeyler. Yani hâlihazırda yapımcılar bu kısa videoları bizim bir şeylere coşmamız için yapıyorlar. Biz de bu videolara bakıp eleştiriyoruz, teoriler kuruyoruz ve coşuyoruz. Tabii orijinal yapımı izlediğimizde, fragmanlar…
Çizgi romanlar ilk çıktıkları günden bu yana birbirinden çılgınca maceralara sürüklediler bizi. Her biri birbirinden özel olan bu yapımlardan bazıları, daha özel oldu bizim için. Belki kırmızı bir pelerin, belki bir yarasa amblemi, belki ağ atan bir çocuk, diğerlerinden bir adım öne çıktı ve daha çok sevdik onu.…
Video oyunlarıyla ilk tanışmaya başladığımızdan itibaren hayatımıza bir sürü kahraman girdi. Ezio, Komutan Sheppard, Lara Croft, Geralt, Kratos, Gordon Freeman ve daha kimler kimler… Tabii herkes bu oyun karakterlerinden birini kendine daha yakın gördü, daha çok benimsedi ve daha çok sevdi. Yine de öyle bir oyun karakteri var…
Çizgi roman evrenlerinin en öne çıkan taraflarından biri, doğaları gereği en absürt ve olağan dışı durumları bile oldukça sıradan şekilde gösterebilmeleridir. Bu evrenlerde boyutlar yan komşuya açılan bir kapıdır sadece ya da dünya dışı varlıklar gezegenimizin düzenli ziyaretçileridir. Bazen de konuşan ve çevresiyle etkileşime geçen karakterler sadece insanlar…
Post-apokaliptik dünyaları oldum olası çok sevmişimdir. Bu dünyalarda geçen her tür hikâyeyi de en az post-apokaliptik dünyalar kadar seviyorum. Felaketlerden kurtulan insanların birbiriyle didişmesi, hayatta kalma mücadelesi, insanlığı kurtarma umudu gibi ögeler benim her zaman ilgimi çekiyor. Fakat bir de böyle tüm bunların yanında işin içine yalnızlık gibi…
Her güzel şey gibi Brooklyn Nine-Nine da sona erdi. İçim buruk olsa da sekizinci sezonuyla birlikte diziye yakışır şekilde finalini yapmasının, içime su serptiğini söylemem gerekir. Komedi dizileri nedense yedinci sezonlarını geçtiğinde tehlike çanları çalmaya başlar, ya iptal olurlar ya da tadı kaçık bir şekilde devam ederler. Brooklyn…
Dishonored oyunlarını çok seven biri olarak, Deathloop’un, duyurulduğu ilk oyun fuarında kalbimden vurulmuştum. Oynanışı ile Dishonored serisine hem çok benzeyen hem de bir o kadar farklı olan oyunu daha ilk gördüğüm anda çok sevmiştim. Bu yüzden çıkacağı günü takvimlere işaretledim, fragmanlarını tekrar tekrar izledim ve sabırsızlıkla bugünü bekledim.…
