DC Fandome üzerimize fragman üzerine fragman fırlatıyor, bize de geeklik yapacak bir sürü materyal çıkıyor! Tabii ki bu durumdan pek şikayetçi olduğumuz söylenemez, özellikle…
Şu zamana kadar herhangi bir film Justice League kadar sansasyon yaratmış mıdır çok merak ediyorum. Yani tabii ki Justice League’den çok daha büyük olaylar…
Marvel Studios cephesinden uzun zamandır ses soluk yok fakat bugünün Marvel haberini Sony’den aldık, mutluyuz, umutluyuz. Bu haberi vermeden önce bir hatırlatayım istiyorum: Günler,…
Henüz yeni tükettiğiniz bir içeriğin uyarlamasına denk geldiğiniz oldu mu hiç? Dizi ya da film olarak çıkacağından habersiz olduğunuz, ancak tesadüfen de olsa okuduğunuz bir kitabı düşünün mesela.…
Pixar’ın Inside Out filmini izlediniz mi? Hani duygularımızın aslında beynimizde birer karakter gibi düşüncelerimizi kontrol ettiği, ergenlikte ise kontrolün giderek zorlaştığını anlatan, tatlı mı tatlı bir yapım var…
2016’nın başında beylik tahminlerimizi yürütürken, benim araya sıkıştırdığım şöyle bir şey vardı: Bu sene oyun filmlerinin ‘tamam mı, devam mı’ senesi. Böyle düşünmeme sebep olan birden fazla sebep…
Burası Facebook’ta önizleme olarak çıktığından, belki de kendi ayağımıza sıkıyoruz ama baştan söylememiz lazım; aşağıda geçeceğimiz haberin çok da eti budu dolgun değil aslında. Ortada resmi bir duyuru…
Animasyonların canlı uyarlamalarından bıktınız mı? Bıkmadıysanız güzel; çünkü bu yıl da dahil olmak üzere önümüzdeki senelerde bol bol bu yapımlardan izliyor olacağız. Bıktıysanız da şöyle bir oturun soluklanın,…
Birçoğumuzun Doctor Who’dan tanıdığı ama aslında İngiltere’nin esaslı tiyatrocularından olan David Tennant ve Catherine Tate gerçekten çok kaliteli insanlar. Eğer internette denk geldiyseniz, oynadıkları oyunlara dair birkaç fikir…
Tekrardan çekilen ya da ilkinin muhteşem başarısından dolayı devamının parasal sebeplerden dolayı çekildiği filmlerden gerçekten çok bıktım. Yıl olmuş 2019, hala eski filmleri allayıp pulladıktan sonra tekrar önümüze…
Yükle Gelsin!
Bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama son zamanlarda oyun dünyasındaki dev haberler sinema dünyasını geride bıraktı. Gelecek olan oyunlar, yeni platformlar falan derken baya iki günde bir oyun dünyasından büyük bir haber ile karşınıza çıkıyorum. Bugün Star Wars ™ Jedi: Fallen Order oyununun Steam’de ön siparişe açılmasının ardından…
Bazen karşınıza bir dizi çıkar, hiç olmadık yere gelir ve her boş anınızı işgal eder. Hele ki tüm bölümleri çıkmış bir diziden bahsediyorsak, bütün haftanıza veda edebilirsiniz. Ben de Fleabag’i böyle bir haftada bitirdim. Daha da spesifik olmak gerekirse hafta içi her gün ikişer bölümden birinci sezonu, işten…
Daha bundan birkaç gün önce Star Wars serisinin en yeni filmi olan Rise of Skywalker fragmanını paylaşmış ve sormuştuk; her şey çok mu sıradan yoksa biz mi soğuduk? Aslında bu başlığı atarken linç yiyeceğimden baya emindim ama sonradan farkına vardım ki neredeyse herkes benimle aynı fikirdeymiş. Arkadaşlar biz…
Bilgisayar oyuncuları olarak her ne kadar bir elimiz yağda, bir elimiz balda istediğimiz oyunu oynayabiliyoruz gibi gözükse de bazen Playstation ve Nintendo gibi platformlara çıkan oyunları oynayanlara bakıp ağzımızın suyunun akmasına engel olamıyoruz. Elimizin altında o kadar oyun varken biz God of War oynamak, Zelda ile dağlara çıkmak,…
Netflix’in The Witcher dizisiyle ilgili paylaşımlara getirdiği kısıtlama, geçtiğimiz haftanın ortasında MCM London Comic Con sebebiyle birazcık hafifledi. Böylece bize de parça parça ve çoğunlukla resmî olmayan kanallardan ulaşan birtakım haberleri birleştirerek konuşma imkânı doğmuş oldu. Biliyorsunuz, Hype Treni’miz yoluna devam etmeli ancak önümüzdeki iki haftayı en şanslı…
Yazar: Yağmur Sevinç Merhaba Time Lordlar, Dalekler, Cyberlar, Oodlar, Ağlayan Melekler ve diğerleri! Yazıma biraz genel başlayacağım: Doctor Who hakkında derin düşünceler içerisinde oluyor musunuz hiç? Sizce Doctor Who sadece uzay gemisine binip zamanda ve mekânda oradan oraya atlayan, Dalekleri yenen, dünyayı kurtaran, deli (ama sempatik) bir uzaylıyı…
Yazı yazmak zor bir iş… Bunu daha Geekyapar’a ilk yazımı yollarken anlamıştım. Bazen düşündüğünüz sözcükler bir anda kafanızda beliriyor, bazense saatlerce boş bir word dosyasına bakarken buluyorsunuz kendinizi. Bazen yazmak istediğiniz konu dışında duyduğunuz en ufak bir kelime bütün dikkatinizi dağıtıyor, bazense duyduğunuz o kelime bambaşka dünyalara götürüp…
Sitemiz dünyaya merhaba dediğinden beri pek çok şey değişti ama bizim buralarda bir şey hiç değişmedi; konuşmaya, paylaşmaya ve beraber hep daha iyisini yapabileceğimize olan inancımız! Bunu göstermenin en güzel yolu da elbette artık geleneksel hâle geldi diyebileceğimiz yazı çağrılarımız. Çağrımıza cevap veren sizlerle birlikte yeri geldi geekliğin ne demek…
Bu kadar geek, geek diyoruz madem, neden kendimizi böyle nitelendiriyoruz diyerek birkaç günlük bir maceramı, adım adım sizinle paylaşayım diyorum ne dersiniz? Her şey, daha önceden izleyip beğendiğim bir dizinin spin-off’unun çekildiğinden haberdar olmamla başladı. Söz konusu spin-off’u izledim, açıkçası çok da beğenmedim ama dizinin açılış müziği ağzıma…
Hani bazı dizi jeneriklerinin harika müzikleri vardır, insan geçmeye kıyamaz, bildiniz değil mi? Hatta geçmeyi bırakın bir anda kendinizi o müziği mırıldanırken bulursunuz. HBO’nun iki büyük dizisi Game of Thrones ve Westworld mesela ya da HIMYM’ın o eğlenceyi başından veren jenerik müziği, bunlara örnek olarak verilebilir. Peki ya…
