Yükle Gelsin!

Wreck-It Ralph, 2012’de Disney Animation etiketiyle vizyona girmiş ve cümleten sevgimizi kazanmış bir animasyon filmdi. Mazisinde The Simpsons ve Futurama ile iki Emmy ödülü bulanan Rich Moore tarafından yönetildiği, sonradan Frozen ile Oscar kazanacak Jennifer Lee ve Hollywood’un radarına Cedar Rapids senaryosuyla giren Phil Johnston tarafından yazıldığı, başrolleri de John C. Reilly ve Sarah Silverman tarafından başarıyla üstlenildiği için sevgimizi kazanması şaşılacak şey değildi elbette. Ancak…

Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz günlerde Blizzard’ın gönlü geniş, gözü pek güzel insanı Jeff Kaplan resmi forumlarda kendisine “E hani 27. kahramanla ilgili ipucu” diyenlere “Beşinci günün şafağında Twitter hesabına bakın” çekmiş; Twitter hesabı da kısa bir hikaye paylaşıp hayranları heyecanlandırmıştı. Kısa hikayede Ana, Torbjörn, Reinhardt gibi tanıdık karakterlerin yanında bir de Emre diye…

Bugün sizlere hem Anytown: Garage Sale Monsters’da kullanıyor olduğum, hem de daha önceki oyunlarımda kullandığım ve çok faydasını gördüğüm bir tasarım yönteminden, tasarım sütunlarından bahsedeceğim. Oyunlar hemen hemen tüm dinamiklerini eğlence üzerine kurdukları için, her oyun bir bilinmeyene yolculuktur. Ve bu yüzden bir oyunu tasarlamanın tek bir doğru…

Mazisinde The Authority, Kick-Ass, Kingsman ve Wanted gibi orijinal eserlerin yanı sıra her biri çizgi roman tarihine farklı açılardan damga vurmuş Civil War, The Ultimates ve Ultimate Fantastic Four gibi hikayeler bulunan usta yazar Mark Millar, geçtiğimiz günlerde Yahoo’ya verdiği bir röportajda neden Marvel filmlerinin yüksek başarısına rağmen DC tarafının tatsız bir sinematik evrenden ötesine…

The Last of Us, oynamaktan gurur duyduğunuz oyunlardan biriydi; eminim oyuna değmiş veya oyunun dokunduğu kiminle konuşsanız böyle söyleyecektir. 2013 yılında Naughty Dog stüdyosu tarafından geliştirilip Sony tarafından piyasaya sürülen gizlilik-aksiyon oyunu duygulandırıcı hikayesi ve iki başrolü Joel ve Ellie arasındaki dudak uçuklatan dinamik ile aklımızı başımızdan almış, çıktığı senenin de belki de en iyi…

Eğer -belli ki 2017’nin en büyük kültürel fenomenlerinden biri olacağı şimdiden kesinleşmiş- Black Panther’ı izlemediyseniz yazının bundan sonrası spoiler olacak. Hatta baya baya filmin sonuna dair spoiler olacak, o yüzden yanlışlıkla yazıya giren arkadaşlarımızı ve bunu Facebook önizlemesinden takip edecek masumları kurtarmak adına şuraya güzeller güzeli Shuri’nin bir resmini koyuyoruz, ardından da…

EA yıllardır oyun dünyasının en sevimsiz şirketlerinden biriydi, yıllardır. Ben küçükken oyun dergilerini alırdım ve orada Electronic Arts’a gömerlerdi. Çünkü Electronic Arts, Origin ve Westwood gibi insanların hayallerine üflemiş stüdyoları alıp kendi kurumsal çenesinde çiğneyip geri tükürmüştü; dönemin oyuncuları bunu asla affetmediler. Gençlik yıllarım insanların EA’e ardı ardına çıkardığı anlamsız Sims ek paketleri ve hiçbir…

90’lar sonundan 2000’ler sonuna kadar Nokia’nın cep telefonu pazarında sürdüğü hükme benzer bir market dominasyonunu ben kendi payıma hiçbir sektörde, hiçbir marka için görmedim; belki bir dönemin Windows’u hariç. Hemen hemen hepimiz için “cep telefonu” demek Nokia demekti o dönemler. Fakat gün geldi, devran döndü; Finlandiyalı firma akıllı telefon çağına yetişemedi. Nokia’nın…

2013’te Windows ve macOS için piyasaya sürülen; sonrasında da sırasıyla Linux, iOS ve Vita platformlarına uyarlanan Papers, Please’i oynamış mıydınız? Cevabınız “Evet” ise, kendisinin muhteşem bir kısa filme uyarlandığını duymak hoşunuza gidecektir. Cevabınız “Hayır” ise, önce gelip şu kısa filmi izlerseniz; ardından da münasip platformlardan birinde oyunu oynamak için yoğun bir hisse bürüneceksiniz. İddialı değil, kendinden…