Çağımız her şeyin suyunu (siz isterseniz başka tabir kullanın) çıkarma çağı olmuş, dün öğrendiğim bir olay bana bunu gösterdi. İnsanlar artık bölümü, açılış ve…
Sevgili Geekyapar takipçisi, bir süredir aklımı gıdıklayan, kafamda çeşitli muhakemelere sebep olan ve üzerine yazmak istediğim ama ne yazacağımı bilemediğim bir soru var: “Geeklerin…
İşte hayranların keyif alacağından emin olduğum Doctor Who minimalist poster sanatı! Müthiş bir koleksiyona sahip. Oluşturulan her afiş bağlı oldukları seri ve bölüm hakkında…
Küçükken Altın Yumruk İstanbul’da filmini izlerken yaşadığım heyecanı sonradan profesyonel başarılarımdan dolayı ödül alırken yaşamadım sevgili geek alemi, bu burada naçizane bir itirafımdır. Bütün şehirlerarası otobüs yolculuklarımın gülü olan Jackie…
Şimdilerde raflardaki yerinde yeller esen Penguen’in en mühür işlerinden biri de Dudullu Postası’ydı. Serkan Yılmaz’ın 2008’de yaratıp geçtiğimiz yıla kadar yetiştirdiği, küçücük köşesinde kendine sağlam bir kitle edinen seri;…
Sabah aldım haberi. Yataktaydım, uyanmış, miskin miskin tableti kurcalıyordum. Manşeti gördüm. “Nintendo başkanı Satoru Iwata, 55 yaşında hayatını kaybetti” yazdı. Arada önüme düşen o sahte başlıklardan biri sandım,…
Frank Miller’ın yazıp çizdiği Sin City, çizgi roman sevenlerin gönlünde ayrı bir yere sahip işlerden biriydi. Görsel tarzı ve karanlık ana temasıyla Frank Miller’ı efsane yapan eserlerinin de…
Arkadaşlar ben… ben kendimi çok iyi hissetmiyorum. Hatırlarsanız, vakti zamanında size Sonic the Hedgehog’un canlı bir filminin yapılmakta olduğu haberini vermiştik. Gelmiş geçmiş en kötü oyunlardan biri kabul…
Geçtiğimiz günlerde, kuranlar affetsin adını şu an anımsayamadığım bir sitede Brooklyn Nine-Nine’ın içinde bulunduğu, başlığıyla kafamda cam kıran bir listeye denk geldim, adı: “İnsanların birbirlerine iyi davrandığı X dizi”…
Dünya Kupası’na katılma hakkı, en son baktığımızda; sadece gerçek ülkelere verilen bir hak, ancak insan bazen bunun böyle olmamasını dilemeden edemiyor. Kurgu evrenlerden gelen uydurma uluslara da kontenjan açılsa, her…
Yükle Gelsin!
Geçtiğimiz senenin Oscar ödüllerinde yüz yılda bir yaşanacak bir olay vuku bulmuş; gecenin sonunda en büyük ödül olan En İyi Film dalı yanlış açıklanmıştı. Eminim duruma bir yerde, bir şekilde denk gelmişsinizdir. Geçtiğimiz senenin muhtemelen en çok konuşulan anlarından biriydi. Bonnie & Clyde filminin yıldönümü şerefine, unutulmaz eserin yıldızları Warren Beatty ve Faye Dunaway sahneye çıkmış; kısa…
Bu gerçek. Başlığı açmak istiyorum müsaadenizle. Netflix, 2018 dahilinde toplamda 8 milyar dolar harcadığı orijinal içeriklerini yekten önümüze koysa; biz nefes almadan, işe gitmeden, okula uğramadan, dışarı çıkmadan izlemeye başlasak yine de 2019’a ulaşmadan bitirmemiz mümkün olmayacak. Bu matematiksel bir gerçek, çünkü Netflix 2018 bittiğinde bünyesine 700’den fazla dizi, film, şov ve…
Quentin Tarantino’nun başı 2017 sonunda bütün filmlerini beraber yaptığı Harvey Weinstein’in gerçekten çok çirkin bir insan olduğunun ortaya çıkmasıyla epey ağrıdı; ancak usta yönetmen bunlardan etkilenmeden hepimizin merakla beklediği dokuzuncu filminin hazırlıklarını yapmaya devam ediyor. Daha öncesinde Polonyalı yönetmen Roman Polanski ile olan çocuğuna hamileyken Charles Manson tarikatı mensupları tarafından vahşice öldürülen Sharon…
Wonder Woman 2 Allah’ın emri. Bu konuda ne bir itirazımız var, ne de itiraz etmek için sebebimiz. Wonder Woman film olarak yapması gereken her şeyi yapan, karakterini iyi anlayan, doğru yerlerde risk alan, doğru yerlerde güvenli top oynayan bir filmdi. Bunun doğal bir sonucu olarak da hem geniş…
Wreck-It Ralph, 2012’de Disney Animation etiketiyle vizyona girmiş ve cümleten sevgimizi kazanmış bir animasyon filmdi. Mazisinde The Simpsons ve Futurama ile iki Emmy ödülü bulanan Rich Moore tarafından yönetildiği, sonradan Frozen ile Oscar kazanacak Jennifer Lee ve Hollywood’un radarına Cedar Rapids senaryosuyla giren Phil Johnston tarafından yazıldığı, başrolleri de John C. Reilly ve Sarah Silverman tarafından başarıyla üstlenildiği için sevgimizi kazanması şaşılacak şey değildi elbette. Ancak…
Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz günlerde Blizzard’ın gönlü geniş, gözü pek güzel insanı Jeff Kaplan resmi forumlarda kendisine “E hani 27. kahramanla ilgili ipucu” diyenlere “Beşinci günün şafağında Twitter hesabına bakın” çekmiş; Twitter hesabı da kısa bir hikaye paylaşıp hayranları heyecanlandırmıştı. Kısa hikayede Ana, Torbjörn, Reinhardt gibi tanıdık karakterlerin yanında bir de Emre diye…
Ah o yere bakan yürek yakan kötüler, ah! Ana kahramandan çok daha sevip kalbimizin tahtında oturttuğumuz doyamadığımız; bir de en azından yüreğimizin kapılarını tıklatıp kaçan potansiyeli yüksek ama harcanmış o şahane karakterler… Son zamanlarda sürekli aklımda dolaşan bir düşünceydi bu yazı fikri aslında. Neden Kingpin, Kilgrave veya Cottonmouth…
Bugün sizlere hem Anytown: Garage Sale Monsters’da kullanıyor olduğum, hem de daha önceki oyunlarımda kullandığım ve çok faydasını gördüğüm bir tasarım yönteminden, tasarım sütunlarından bahsedeceğim. Oyunlar hemen hemen tüm dinamiklerini eğlence üzerine kurdukları için, her oyun bir bilinmeyene yolculuktur. Ve bu yüzden bir oyunu tasarlamanın tek bir doğru…
Mazisinde The Authority, Kick-Ass, Kingsman ve Wanted gibi orijinal eserlerin yanı sıra her biri çizgi roman tarihine farklı açılardan damga vurmuş Civil War, The Ultimates ve Ultimate Fantastic Four gibi hikayeler bulunan usta yazar Mark Millar, geçtiğimiz günlerde Yahoo’ya verdiği bir röportajda neden Marvel filmlerinin yüksek başarısına rağmen DC tarafının tatsız bir sinematik evrenden ötesine…
The Last of Us, oynamaktan gurur duyduğunuz oyunlardan biriydi; eminim oyuna değmiş veya oyunun dokunduğu kiminle konuşsanız böyle söyleyecektir. 2013 yılında Naughty Dog stüdyosu tarafından geliştirilip Sony tarafından piyasaya sürülen gizlilik-aksiyon oyunu duygulandırıcı hikayesi ve iki başrolü Joel ve Ellie arasındaki dudak uçuklatan dinamik ile aklımızı başımızdan almış, çıktığı senenin de belki de en iyi…
