İnternetin geek tarafı dün akşam bir anda kendinden geçti. Ayık kalanlar bayılanlara sıcak bez getirdi, pek çok Cap-sever cenin pozisyonunda katatonik bir şekilde titremeye başladı; daha dirayetli olanlarımız…
Daredevil’ın geçen fragmanıyla ilgili yorumlarımızı ekseriyetle One Bad Day lafının mühürlüğüyle ilgili kurunca, aslında ikinci sezondan ne bekliyoruz; ne olacağını düşünüyoruz gibi şeyleri atladık. Ben de biraz bunu içime dert…
İnsanın hobilerinin çoğunluğu bilgisayar içerince, havaların güzelleşmesi bir pozitif gelişmeden ziyade sıkıntı hâline geliyor. Zira bir yandan dışarı çıkasınız geliyor ama bir yandan da evde kalıp oyun oynamak,…
İnsan başlığı okuyunca heyecanlanıp, “Aha bir aktör geldi herhalde” oluyor ama, saldığınız nefesi bırakın: Homecoming 2’nin TV dünyasındaki kuzeninden yaptığı transfer en az bunun kadar kaliteli. Gönül elbet Kingpin’i Spidey…
İnternetin ifade hürriyeti ve fikir anarşisini korumak için verilen mücadelede artık son düzlüğe giriyoruz. Kimsenin size aksini söylemesine izin vermeyin, herhangi bir tarafın zaferi son ana kadar garanti…
Baştan belirtelim, mevzubahis haberi ciddi bir oranda şüpheyle karşılamanız gerekiyor. Kaynak daha önceden DC Extended Universe’in mutfağından birkaç kez isabetli dedikodular getirmiş olan Mario-Francisco Robles ve onun sayfası Revenge…
Yükle Gelsin!
Marvel’ın Netflix’le olan anlaşması gayet çiçek bir anlaşma. Bugüne kadar da büyük oranda çiçek işler sundu. Daredevil’ın iki sezonu ve Jessica Jones’la karşılaştık henüz ve Jessica Jones’un kusurları bolca vardı -hatta bana sorarsanız düpedüz kötüydü- ancak genel olarak tatmin oldu herkes. Merakla bir sonraki gelecek işleri bekliyoruz nefesimizi…
Gilmore Girls, ülkemizde de cnbc-e tarafından yayınlandığından, muhtemelen pek çoğunuzun aşina olduğu bir dizi; ama yine de, bilmeyen varsa hatırlatalım. 16 yaşında anne olmuş Lorelei Gilmore ve onun tek başına büyüttüğü 16 yaşındaki kızı Rory Gilmore’un hikayesini anlatan bir diziydi kendisi. Dizi bu ikili etrafında şekilleniyor, ama aynı zamanda ikilinin yaşadığı…
Hâlâ bu çeşit kaygılara sahip olan var mı bilmiyorum, ama bir aralar Hollywood’da ne zaman biri bir süper kahraman rolünü, ya da meşhur blockbuster bir rolü geri çevirse; verdiği sebep aynı olurdu: tek bir role sıkışıp kalmak istemiyorum. Artık bu gerçek bir risk değil zannediyorum ki. İnsanlar aktörleri…
Geekyapar’ı bir süredir takip ediyorsanız, dönüp dolaşıp üzerinde durduğumuz bir kelime olduğunu fark etmişsinizdir muhtemelen: Çeşitlilik. Bu bazen bir Amerikan problemi gibi geliyor, ama değil esasen. Eğlence sektörünün giderek küreselleştiği ve kültürlerarası iletişimi de domine ettiği bir çağda; ekranda/sayfada gözüken şeyin toplumun tüm kanatlarını temsil ediyor oluşu gittikçe…
Şimdi burada küçük bir riyakarlıktan söz etmek istiyorum müsaadenizle. Geçtiğimiz gün çıktık Can Sungur’la oturduk, Suicide Squad’ın ismini de vererek ‘çok bilgi vermeyin ya bize, istemiyoruz kardeşim, yeter’ dedik. Bunu baya kameraya doğru yüzümüzü dönerek dedik. Göğsümüzü gere gere dedik. Sonra? Geldim ben burada size az sonra, internetin…
Daha önce bir kez iddialı bir biçimde Friends’in kainatın en iyi sitcom’u olduğunu iddia ettiğimiz için; bana arada gerçekten de muhteşem olan bu diziyle ilgili daha çok içerik üretmiyor oluşumuz garip geliyor. Cidden Friends’in bir başka yeri var sitcomlar aleminde. Şahsi görüşler oynar elbette ama, bu kadar tekrar izlenebilen,…
2016’nın başında beylik tahminlerimizi yürütürken, benim araya sıkıştırdığım şöyle bir şey vardı: Bu sene oyun filmlerinin ‘tamam mı, devam mı’ senesi. Böyle düşünmeme sebep olan birden fazla sebep mevcuttu elbette. Öncelikle, iki tane zeki ve heyecan verici yönetmenlere teslim edilmiş sapasağlam gözüken film geliyordu: Warcraft ve Assassin’s Creed.…
İnternet bazen bazı şeyleri resmen 7’den 70’e kucaklıyor ya? Hah, işte tam o an yekpare, külliyen bir geek’e dönüşüyor. Tüm internet. Çenesi düşmüyor, devamlı size o şeyi anlatıyor, anlatması biter gibi olunca anlatacak yeni bir açı buluyor, oradan yardırıyor. Asla durmuyor, vazgeçmiyor, bunu da baya üretime döküyor. Şarkılar,…
Hazır 2016 Rio Olimpiyatları kapıdayken, sizinle bir zaman yolculuğuna çıkalım mı? Sene 1989. Bir sene önce Amerika, FIBA o dönem olimpiyatlarda profesyonel basketbolcuların yarışmasına izin vermediği için çıkarttığı üniversite öğrencilerinden oluşan kadroyla bronz madalya almış. Kural değişince, ata sporunda yenilmeyi onur meselesi olarak görüp, NBA oyuncularını sahaya sürme…
Joss Whedon, bizim gibi işi geek dünyasını yorumlamak ve hakkında fikir yürütmek olan insanlar için bulunmaz bir nimet. Çünkü kendisi, ne kadar büyük PR makinelerinin içinde bulunursa bulunsun; her zaman adeta yaptığı en büyük iş hâlâ Buffy the Vampire Slayer’mış gibi demeçler vermeye devam ediyor. Buna Edgar Wright’ın…
