Popüler kültür haberlerini çok yakından takip etmeyip, arada sırada gelişmelere bakan biri iseniz başlık kafanızı biraz karıştırmış olabilir. Üç ayrı noktadan sizi bir güncele…
Son zamanlarda size Marvel’dan çok fazla haber getiremiyoruz. Getirsek bile bunlar ne yazık ki üzücü haberler oluyor. Özellikle End Game’in ardından sinematik evrenini daha…
Oyun dünyasının artık devasa bir endüstri hâline geldiği şu son zamanlarda, oyuncular için oyun seçimi yapmak da gitgide zorlaşıyor. Çünkü artık oyunlar bir oyuncudan hem çok para istiyor…
Sadece kelimeleriyle çok çirkin işler yapmayı başaran çok az insan grubu vardır -yazarlar ve şairler mesela- neyse ki tüm dünya el birliğiyle dünyayı onlara zindan eder, böylece biz…
Otomatik Portakal bahsi her açıldığında, arkadaş grubunda izlememiş birisi oluyor. Konusunu en kısa şekilde “kötümser bir yakın gelecekte yaşayan bir grup sokak çetesi gencin şiddetli ahlaksızlığı ve bunların…
DC Fandome etkinliği gerçekten bu sene de her sene olduğu gibi bereketiyle geldi, durgun hayatlarımıza küçücük heyecanlar kattı diyebiliriz. Aquaman filminden zaten gıdım gıdım bilgiler alıyorduk, örneğin şu…
Anlamakta güçlük çekiyorum. Sahiden, bu büyük yapım şirketlerinin live-action ısrarını anlamakta güçlük çekiyorum. Hani zaten sevdiğimiz animasyonların bir de live-action uyarlamalarını yapıp, tonla para kazananları anlıyorum ama başarısızlığı…
Pokémon oyunlarının ana çizgi serisini Game Boy’dan ta 3DS’e kadar takip edenler; koltuklarınıza tutunun, kendinize mukayyet olun, sevdiğiniz birini arayın ki yanınızda olsun: Nintendo’nun yeni Pokémon oyunlarını duyurmaya yakın olduğuna dair…
Game of Thrones’a ve ötesinde sakladıklarına ilgi çok büyük. Diziyi izleyen hemen hemen herkes dizinin uyarlandığı dokuz kitabın ve bir ansiklopedinin anlattıklarını çok merak ediyor. Ancak o dokuz…
Biz geekler için kutsal sayılabilecek eserler vardır; Star Trek, Star Wars veya Yüzüklerin Efendisi gibi. Bunlara dair çıkan her ögeyi tüketmemizin yanı sıra büyük de bir değer veririz. Kitaplıklarımızın en yüksek ve…
İki gündür sürekli aynı cümleyi kuruyorum biliyorum ama Marvel öyle bir konferans yaptı ki yaz yaz bitmiyor. Her ne kadar şimdiye kadar Marvel’ın dördüncü fazı için çıkacak filmlerini tek…
Marvel Sinematik Evreninin en güzel yanı ne biliyor musunuz? Kıyıda köşede kalan ve unutulmaya yüz tutmuş birçok kahramanı izleyenlerle buluşturup insanlara, bu kahramanları tanıma fırsatı vermesi. Yani bir…
Yükle Gelsin!
Marvel Sinematik Evreni daha yeni yeni kurulurken gelen her haber bizleri şaşırtıyordu. Iron Man’i şu oynayacakmış, Black Panther’i bu canlandıracakmış, kötü adam o olacakmış derken her yeni gelişme bizi inanılmaz heyecanlandırıyordu. Tabii, üzerinden geçen on bir yıl ve yirmi dört filmden sonra artık MCU’nun oturtmaya çalıştığı formülü çözdük…
Her seferinde kendimi sakinleştirip, “Zaman Çarkı dizisine daha fazla heyecanlanmayacağım” diyorum fakat diziden gelen en küçük bir habere deliler gibi coşup, yazının başında buluyorum kendimi. Dostlarım galiba benim gözüme perde indi ve ben diziden gelen herhangi bir şeye kötü diyemiyorum. Her şey beklediğim gibi gitmez ve Wheel of…
Marvel Cinematic Universe, şimdiye kadar yirmi dört film sundu bize. Bunların arasında beğendiklerimiz oldu, beğenmediklerimiz oldu, bayıldıklarımız oldu. Bana kalırsa bu haliyle MCU’yu; birbirinden farklı lezzetlerle dolu, dev bir açık büfeye benzetmemiz yanlış olmaz. Belki tüm içerikleri herkese hitap etmiyor fakat herkese hitap edecek bir içeriği mutlaka içerisinde…
Star Wars’ın, şimdiye kadar yaratılan kurgusal evrenler arasında, yeni hikâyeler yaratmak için en uygun evren olduğunu her fırsatta söyledik. Söylemeye de devam edeceğiz. George Lucas’ın yarattığı evren, içerisinde o kadar büyük bir potansiyel barındırıyor ki; herkes küçük bir köşesinde kendi hikâyesini anlatabilir ve birbirinden bağımsız, binlerce güzel öykü…
Bundan daha birkaç yıl önce, biz Geekmuhit’te kendi halimizde konuşurken sitemizin güzide yazarlarından biri, hoşuna giden bu konuşmaları düzenleyip Geekyapar’a yazı çıkartırdı. Biz de kendi aramızda yaptığımız bu muhabbetin, Geekyapar’da paylaşıldığını görünce mutlu olurduk. Şimdi Geekmuhit yok belki ama sosyal medyamız ne güne duruyor, öyle değil mi? Biz…
Siteye ilk girişiniz değilse, The Witcher markasını ne kadar sevdiğimi de, 2019’da Netflix uyarlaması çıkmadan önce milyon tane hype treni yazısı yazdığımı da biliyorsunuzdur. Salgın sebebiyle çıkışı birazcık uzayan The Witcher dizisinin ikinci sezonundan önce de yine hype treni yazılarıma devam etmek, birinci sezonda olmayıp ikinci sezonda merhaba…
Bağımsız oyunlar hakkında düşünceniz nedir bilmiyorum ama ben üzerine emek verildiği belli olan ve insanların etinden tırnağından arttırarak bir şeyler ortaya koyduğu eserlere ekstra bir sempati duyuyorum genelde. Ayrıca başlarında onlara emirler yağdırıp fikirlerini köreltmeyen patronlar da olmadığı için güzel şeyler görebiliyoruz. Siz deyin Hades, ben diyeyim Limbo,…
Bazı markalar o kadar popülerdir ve göz önündedir ki; o markanın içinde bulunduğu medya ile, ortam ile hiçbir alakası olmayan insanlar bile mutlaka bir şekilde adını duymuştur. İç çamaşırları ile alakası olmayana Victoria’s Secret tanıdık gelir, futbolla alakası olmayana Barcelona, oyunlarla alakası olmayana ise Grand Theft Auto ya…
Uyarlamalar biraz lanetli şeyler, bence nefret edeceğimizi bildiklerimizi bile çılgın bir heyecanla bekliyoruz. Bazen gerçekten hoşa gidecek şeyler çıkıyorlar, burası doğru ancak karşısına geçilen ilk an genellikle dehşetli bir önyargı dolu. Sırf nasıl rezil edildiğini görmek, en sevdiğimiz ayrıntıların nasıl dudak büktüğümüz özelliklere dönüştürülebildiğini izlemek için bile inanılmaz…
Marvel’ın dördüncü fazı başladığından beri en çok merak ettiğim yapımlardan biri olan What If…? sonunda geldi çattı. Çünkü hem animasyon olması hem de adı üstünde, peki ya öyle olursa diye daha önce pek düşünmediğimiz senaryoları ve olasılıkları izleyebilecek olmak; beni fazlasıyla heyecanlandırıyordu. Farklı evrenler izlemek, belki WandaVision’da belki…
