“Iktomi Emice’den Gungnir’i Getir Yiğidim”

Bu haftaki Bay Wednesday ricalarından bir yenisine merhaba deyin: Gungnir. Mama-Ji ile konuşmaları sonrası Hindu tanrıçamızın, Jinn’e, yani Ifrit’e, Corn Palace isimli bir yere gitmesini ve orada Old Iktomi’yi sorup Gungnir’i getirmesini söylediği sahneyi hatırladınız mı? Hani tam da bu tuhaf ismi duyduktan sonra, daha biz ne olduğunu düşünmeye vakit bulamadan Mad Sweeney’nin hakkında hoş şeyler düşünmediğini belirten ifadeleriyle ekranı doldurduğu sekans. Merak etmeyin, birazdan Mad Sweeney’nin neden bu Gungnir denen şeye veya kişiye karşı hoş bakmadığını anlayacaksınız.

10648723_25586944-1413286515467530-8628295516802987703-o

Öncelikle bizim gözlerinden alev saçan Jinn’in gideceği yere bakalım: Corn Palace. Bu mekan hakkında söyleyecek çok bir şey yok, ama yine de es geçmeyelim: Amerika’nın Güney Dakota eyaletinde cidden mısırlardan inşa edildiğine inanılan bir binadır Corn Palace. Hatta öyle ki, çoğu zaman kuşların üzerine konup kemirdiği bile gözlenmekteymiş. Peki Jinn’in buraya gidip Old Iktomi isimli birini sorması ve Gungnir’i istemesi de ne demek oluyor? Hemen devam edelim.

Old Iktomi, Kızılderili mitolojisi için önemli bir kişiliktir. Lakota Kabilesi’nin etnik köken ve mitlerine ait olan Iktomi, bu kabilenin insanları için bir hilebaz bir kahramandır. Diğer erkek formundaki tanrılara benzeyen yaratıcı tanrı the Rock‘ın oğludur aynı zamanda.

Görünüş olarak bir örümcek biçiminde olsa da, insan şekline de bürünebilmektedir. Zaten bir insan formundayken kırmızı, sarı ve beyaz renklerine bürünmüş, gözlerinin etrafında siyah noktalara sahip biri olarak resmedilir. Fiziksel görünüşü sebebiyle insanların onunla dalga geçmesi ve buna karşılık Iktomi’nin de birtakım fenalıklar yapması, Lakota Kabilesi’nin gençlerine ders olsun diye anlatılan hikayelerde yer alır. Aynı zamanda günümüzde şu çok meşhur düşkapanı olarak bilinen “dreamcatcher”lara da ilham olmuş figürdür kendisi. Zira kendisinden fazlasıyla korkan veya ona saygı duyan insanların, gece kabuslarına girmesinden korkması üzerine tasarladığı bu “düşkapanları”, Iktomi’nin örümcek görünüşüne ithafen yapılmış bir koruma aracıydı.

Iktomi and the Dream Catcher

Iktomi, birçok geekin Marvel Sinematik Evreni‘nde Loki’den hatırlayabileceği tarzda, bir tür biçim-değiştirendir. Kendisinin bürünebildiği birçok biçim bulunmaktadır yani. İnsanları birer kukla gibi kullanabileceği ağları, tanrıları değiştirmeye yarayan iksir yapma yeteneği ve hem ölümlü hem de ölümsüz tüm canlıları kandırabilme kabiliyeti vardır.

Lakota mitolojisine göre Iktomi’nin tüm kıtanın üzerine yaydığı ağa dair birtakım anlatılar vardır. Bu ağ, günümüz interneti (www – World Wide Web) ve telefon bağlantılarını temsil ediyor. Bu yüzden de yeni teknolojinin, unutulmaya yüz tutmuş antik bir efendisi olarak görülmektedir.

E, peki bu Iktomi Emice’den alınması gereken Gungnir de ne oluyor? Neymiş yani? Koskoca Odin, bir kabilenin tanrısından ne alacak olabilir ki? Hemen söyleyelim: Biricik mızrağını.

The Spear Of The God Odin - Gungnir. Two ravens and Scandinavian pattern

Gungnir, Odin’in büyülü mızrağına verilen isimdir. “Ivaldi’nin Oğulları” (yeni God of War oyununda silah ustası cüce kardeşleri hatırlıyor musunuz, hah tam da onlar) tarafından, dünya ağacı Yggdrasil parçalarından dövülüp Odin’e hediye edilmiştir. Hedefini asla ıskalamaz ve tıpkı Thor’un Mjöllnir’i gibi çağrılınca sahibine geri gelir bu mızrak. Aynı zamanda tüm canlılığı yönetme gücüne sahip olduğu bu asasını, doğa güçlerini temsil eden Nordik tanrı grupları olan Vanir’lere fırlatmış ve tüm dünyaya savaşı getirmiştir Odin.

Peki Odin’in Gungnir’e neden ihtiyacı var? Neden halihazırda kendi zimmetinde değil? Old Iktomi’de ne arıyor? Bütün bunlar çok güzel sorular, ancak ilerleyen bölümlerde cevap bulacak. Biz yine de bölümün en son sahnesinde Bay Wednesday’in “Barbar Betty” ismindeki arabasını tren yolunda adeta ‘kurban ederek’, zaten istediği savaşa dair hazırlıklarından biri olduğuna inanıyoruz bu Gungnir’in. Zira vakti zamanında tüm dünyaya yayılan bir savaş başlatmayı başarmış bu mızrakla. Üstelik hiç de hedefini ıskalamıyormuş.

Eh, bir de bu Barbar Betty’sini, biricik binek aracını kurban ettiğinde göz bebeğinde çıkan o savaş emaresini ve at silüetini hatırlıyor musunuz peki? Pek meşhur atı Sleipnir’e neden ihtiyacı varsa, Gungnir’e de aynı sebepten ihtiyacı olduğuna neredeyse eminiz diyebiliriz.

1 2
Yazar

Geveze, aşırı heyecanlı, domates surat. Ailenizin mülayim, cep tipi ponçiği. Profesyonel inek. Özel gücü ise role play yazmak. @poncikbruiser

Bir Yorum Yazmak İster Misin?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.